YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32640
KARAR NO : 2015/2833
KARAR TARİHİ : 16.02.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından 1 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte davacı borçluların, İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğunu ileri sürerek takibi yapan İcra Dairesi’nin yetkisine itiraz etmiş, mahkemece borçlu ….’nin yetki itirazının kabulüne, borçlu …. açısından ise; borçlu şirket adına çıkartılan ödeme emri davetiye parçasının iade edildiği, bu nedenle itiraz hakkı doğmayacağından bahisle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
1- Borçlu … yönünden;
Çeke dayalı takip, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HMK. 6.md.) ve muhatap bankanın bulunduğu yer, ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinde (HMK. 10. md.) ve ayrıca İİK’nun 50/1. maddesi uyarınca çekin keşide edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir.
Somut olayda ise takip dayanağı olan çek İstanbul’da keşide edilmiştir. Bu nedenle İİK’nun 50. maddesi uyarınca 31.06.2014 tanzim tarihli 55.000 TL bedelli çekin keşide yeri İstanbul olmakla İcra Daireleri yetkilidir. Mahkemece yetki itirazının reddine karar verilip işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yetki itirazının kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
2- Borçlu …nin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dairemizin içtihatlarında da benimsendiği üzere, ödeme emri borçluya tebliğ olunmasa dahi, alacaklının takibi sürdürme iradesinin varlığı halinde, borçlu takibe haricen muttali olduğunu bildirerek takibin şekline göre mahkeme nezdinde itirazlarını ileri sürebilir.
Somut olayda, her ne kadar itiraz eden borçluya gönderilen ödeme emri bila tebliğ iade edilmiş ise de; alacaklının borçlu adına ödeme emrinin tebliğe çıkarılmasını talep etmesi takibi sürdürme iradesinin mevcut bulunduğunu göstermektedir.
O halde mahkemece; itirazın esası incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının ve borçlu …’nin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.