Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/35090 E. 2015/9742 K. 14.04.2015 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.12.2023 06:37


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35090
KARAR NO : 2015/9742
KARAR TARİHİ : 14.04.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;Temlik alacaklısı ve aynı zamanda ihale alıcısı olan şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunda, banka alacağını temlik alarak, taşınmazları alacağa mahsuben satın aldığını, tahsil harcı, cezaevi harcı, KDV harcı, damga vergisi ile tapu devir işlemi harcından muaf olduğunu ileri sürerek harç alınması işlemini şikayet ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17.maddesinde KDV.nin istisnaları düzenlenmiş olup, bu maddenin dördüncü fıkrasının (r) bendinde; kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimlerinin, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimleri hariç, KDV'den istisna olduğu belirtilmiştir. Yine taşınmaz ve taşınmaz niteliği taşıyan mal ve hakların satışında katma değer vergisi uygulaması ile ilgili Maliye Bakanlığınca yayımlanan 23.06.2010 tarihli sirkülerin 3.4 maddesinde de; kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların satışının KDV den istisna olup, bu satışların müzayede suretiyle gerçekleşmesinin belirtilen duruma etkisinin olmadığı, ancak istisna hükmünün, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz teslimleri için geçerli olmadığı ifade edilmiştir.
Anılan yasal düzenlemelerde belirtilen kurum kavramının içine şirketler de girdiğinden, belirtilen istisnadan onların da yararlanabileceklerinin kabulü gerekir. Somut olayda, ihale konusu taşınmazların iki yılı aşkın süredir borçlu şirketin aktifinde kaldığı ve anılan şirketin istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapmadığı, dolayısıyla bu durumda şikayete konu ihalelerin, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-r maddesinde belirtilen istisna kapsamında kaldıkları anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece katma değer vergisine yönelik şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken; istemin tümden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan tapu harçları, tescil işlemi sırasında tapu sicil müdürlüğü tarafından tahakkuk ve tahsil olunur. Tapu sicil müdürlüğünün tapu harcı tahakkuk ve tahsili, idari bir işlem olup, anılan işleme karşı yapılacak şikayeti inceleme görevi de idari yargıya aittir. Tapu harçları konusunda, icra müdürünün tahakkuk veya tahsil memuru sıfatı bulunmadığından, tapu harçlarının alınıp alınmayacağına karar verme görev ve yetkisi de yoktur. Bu nedenle tapu harcı kesilmesi işleminin iptali isteminin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi de doğru bulunmamıştır.SONUÇ:Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.