Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/7207 E. 2014/9446 K. 01.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7207
KARAR NO : 2014/9446
KARAR TARİHİ : 01.04.2014

MAHKEMESİ : Çan İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/01/2014
NUMARASI : 2013/45-2014/3

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte borçlu, yetki itirazında bulunarak, bonoda keşide yerinin belirtilmediğini, mükerrer takip yapıldığını, senedin boş olarak verildiğini, senedin teminat senedi olduğunu, istenen komisyonu kabul etmediğini ve ayrıca oranına itiraz ettiğini belirterek takibin iptaline ve alacağın %20’si oranında tazminatın alacaklıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece; diğer borçlu tarafından borcun ödendiği, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, borçlu haksız olduğundan yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 500,00 TL vekalet ücretinin borçludan alınarak alacaklıya verilmesine, eksik harcın borçludan tahsiline karar verilmiştir.
Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir (Hukuk Genel Kurulu’nun 11.05.2011 tarih ve 2011/12-177 esas, 2011/300 karar sayılı kararı). Somut olayda, yargılama devam ederken diğer borçlu tarafından borcun ödenmesi, icra mahkemesinin borçlunun başvurusunu incelemesine engel teşkil etmez.
Öte yandan, 6100 Sayılı HMK.’nun 297. maddesinin 2. fıkrasında; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
O halde mahkemece, borçlunun şikayet ve itirazlarının esası incelenip oluşacak sonuca göre, taleplerden her biri hakkında verilen karar hüküm fıkrasında gösterilerek hüküm kurulması gerekirken, başvuru tarihinden sonra borcun diğer borçlu tarafından ödendiği gerekçesiyle “dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.