YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10159
KARAR NO : 2015/12485
KARAR TARİHİ : 05.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından adi kiraya ve hasılat kiralarına ait icra takibine başlandığı, örnek 13 ödeme emrinin 25.07.2014 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiği, borçlu şirketin 12.08.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğünü ileri sürerek tebligatın ve ödeme emrinin iptalini talep ettiği, mahkemece şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin 12.08.2014 olarak düzeltilmesine karar verildiği görülmüştür.
Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir. Adrese dayalı kayıt sistemi ise gerçek kişiler yönünden olup, tüzel kişiler hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesinin uygulanması mümkün değildir. Zira tüzel kişiler adına ve adı geçenin ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Yönetmeliğin 30 ve 31.maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.
Somut olayda, borçlu şirketin ticaret siciline kayıtlı adresi olan “…” adresine gönderilen örnek 13 ödeme emri tebliğ mazbatasında “muhatabın adres kapalı olduğundan muhatap komşu … soruldu. Muhatabın …. olduğunu beyan edip beyanına imzadan imtina etmiştir. Tebligat mahalle muhtarına tebliğ edilerek muhatabın kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırılarak komşusu …haber verilmiştir” şerhiyle yapılmış olup anılan tebligat bu haliyle yukarıda yapılan açıklamalar ışığında usulüne uygundur.
O halde mahkemece, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, İİK’nun 269. maddesinde; takibin adi kiralara veya hasılat kiralarına ilişkin olması halinde borçluya gönderilen ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden (yada usulsüz tebligat nedeniyle takipten haberdar olduğu tarihten) itibaren 7 gün içinde, itiraz nedenlerini 62. madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmesi ile (usulsüz tebligat nedeniyle geç yapılmış itirazlarda icra mahkemesine yapmış olduğu usulsüz tebligat şikayetinin kabulü halinde) icra takibinin durdurulmasına karar verileceği düzenlenmiş olup, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile birlikte icra takibinin durdurulmasına da karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.