Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/10718 E. 2015/22423 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10718
KARAR NO : 2015/22423
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarfından borçlu hakkında başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borca itiraz üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulduğu, alacaklı icra mahkemesine başvurusunda, borca itirazın takip borçlusu yerine takipte taraf olmayan üçüncü kişi tarafından yapılmasının doğru olmadığını belirterek icra müdürlüğünün 26.5.2014 tarihli kararının iptalini istediği, mahkemece şikayetin reddedildiği görülmektedir.
Somut olayda; alacaklı şirket tarafından başlatılan ilamsız takipte, takip borçlusu olarak … Bakanlığı’na izafeten … Valiliği İstanbul İl … Müdürlüğü’nün gösterildiği, ödeme emrinin de anılan kuruma gönderildiği, borca itirazın ise, takipte yer almayan … Kaymakamlığı İlçe … Müdürlüğü adına … Kaymakamı tarafından yapıldığı, itiraz üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin borca itiraz edenin takibin tarafı olmaması nedeniyle takibin devamına karar verilmesi yönündeki talebinin müdürlükçe 26.5.2014 tarihli kararla, reddedildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 62. maddesi gereğince, itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. Buna göre, borca itiraz ancak takibin borçlusu tarafından yapılabilecek olup, takip talebindeki tarafların değiştirilmesi mümkün olmadığından, takipte borçlu olarak gösterilmeyen Kartal Kaymakamlığı İlçe … Müdürlüğü’nün itiraz hakkı bulunmamaktadır. Öte yandan itiraz eden idari birimin takip borçlusu Kurumu yargı organları ve icra dairelerinde temsil edebileceğine dair bir düzenleme de mevcut değildir.
O halde mahkemece; borca itirazın hukuki sonuç doğurmayacağı dikkate alınarak şikayetin kabulüne karar vermek gerekir iken yazılı şekilde reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.