YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10900
KARAR NO : 2015/22882
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı….. tarafından borçlu …. aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şirketin Türkiye temsilcisi/acentesi olduğu iddia edilen ….’ne tebliğ edildiği, yapılan bu tebligatın usulsüz olduğunu, ayrıca takibin hiçbir belgeye dayanmadığını ileri sürerek ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve takibin iptali talebiyle mahkemeye şikayet yoluna başvurduğu, yapılan yargılama sonucunda tebligat yapılan şirketin borçlu şirketin temsilcisi olduğuna ilişkin bilgi ve belgenin dosyada olmadığı gerekçesiyle şikayetinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
TTK’nun 105. maddesinin birinci bendi ile “Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.” Aynı maddenin ikinci bendi ile de “Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.” hükümleri öngörülmüştür.
Acentenin takip konusu borcun doğmasında bir aracılık işlemi yoksa acenteye yapılan tebligat yok hükmündedir.
Somut olayda takip konusu alacağın, … isimli geminin batması olayından kaynaklı sigorta alacağı olup, alacaklı tarafından dava dosyasına, bu gemiye ait sigorta sözleşemesi olduğu iddia edilen İngilizce bir belge sunulduğu görülmüştür.
O halde mahkemece, yukarıda belirtilen ilke ve kurallar çerçevesinde acentenin takip konusu borcun doğmasında bir aracılık işlemi bulunup bulunmadığının, bu şekilde borçlu şirket adına tebligatı almaya yetkili olup olmadığının, alacaklı ile borçlu şirket arasında yapıldığı iddia edilen İngilizce sözleşme tercüme ettirilerek ve tarafların ibraz ettiği diğer belgeler de incelenmek sureti ile tespit ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan