Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/11246 E. 2015/14570 K. 28.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11246
KARAR NO : 2015/14570
KARAR TARİHİ : 28.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 17/11/2014 tarih, 2014/20475-27335 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine karşı borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurarak borca ve imzaya itiraz ettiği, mahkemece, tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde borçlu tarafından 200,00 TL ek gider avansın yatırılmaması aynı sürede imza örneklerinin bulunduğu yerlerin bildirilmemesi ve borçlu vekili tarafından borçlu asılın imza örneklerinin alınması için hazır edilmemesi nedeni ile imzaya itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-g maddesi uyarınca, davacının yatırması gereken avansın yatırılmış olması dava şartlarından olup, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise mahkeme bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Delil ikamesi için avans başlıklı HMK’nun 324. maddesinin birinci fıkrasında; “taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler” hükmü düzenlendikten sonra ikinci fıkrasında; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesinin hukuki sonucu olarak delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere HMK’nun 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesi avansı, HMK’nun 114. maddesinin “g” bendinde belirtilen gider avansından hüküm ve sonuçları itibariyle farklı olup, dava şartı niteliğinde değildir.
Mahkemece tensip zaptının 11 no’lu bendinde borçlu tarafça yatırılması istenen ek gider avansı adı altında 200,00 TL’nın imza incelemesi için gereken bilirkişi ücreti ve posta masrafına ilişkin olduğu görülmekle kanunun yukarıda belirtilen 324. Maddesi gereğince delil ikamesi avansı niteliğinde olduğu açıktır.
İİK’nun 170. maddesinin üçüncü fıkrasının ilk cümlesine göre; “İcra mahkemesi 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir.” Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK’nun 26.04.2006 tarih 2006/12-259 E, 2006/231 K. sayılı kararı). Bu konuda borçluya süre verilmek sureti ile sonuca gidilemez. Bunun gibi borçlu vekiline imza örnekleri alınmak üzere borçlu asılı mahkemede hazır etmek üzere tebligat gönderilmesi doğru olmadığı gibi borçlu vekiline bu yönde bir külfet de yüklenemez.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 3. maddesi gereğince “Davacı, bu tarifede gösterilen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır….” Somut olayda borçlunun dava açarken gider avansını yatırdığı ve dolayısıyla üzerine düşen yasal yükümlülüğü yerine getirdiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece; , alacaklıya borçlunun imza örneklerinin nerelerde bulunduğunu beyan etmesi için kesin süre verilmeli, (dosyada itiraz dilekçesine ekli borçluya ait mukayeseye esas bir kısım belgeler de dikkate alınarak) imza örnekleri ilgili yerlerden getirtilmeli, bu mümkün olmadığı takdirde borçlu asılın bizatihi kendisine imza örneklerinin alınması için İİK’nun 68/a-5 maddesi uyarınca meşruatlı davetiye çıkartılarak imzaları alındıktan sonra ispat yükünün alacaklıda olduğu göz önünde bulundurularak HMK 324. maddesi kapsamında delil avansının yatırılması için işlem yapılmalı, sonucuna göre imza itirazı hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile işin esasına girilmeden imza itirazının usulden reddi yönünde hüküm tesis isabetsiz olup mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.11.2014 gün, 2014/20475 E. ve 2014/27335 K. Sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.