YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11585
KARAR NO : 2015/22101
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Borçlu şirketin, 7 örnek ödeme emri tebligatının usulüne uygun olmadığı ve öğrenme tarihi olan 18.12.2014 tarihinin tebligat tarihi olarak tespiti talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, TK’nun 21/1. maddesi uyarınca muhatabın tevziat saatlerinde adreste bulunmama sebebinin araştırılmadığı ve beyanda bulunan kapıcının imzasının alınmadığı gerekçesiyle istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde geçici kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligatın yapılması gerekir. Ancak tüzel kişiler adına ve adı geçenin ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Yönetmeliğin 30 ve 31.maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.
Somut olayda, borçlu şirkete gönderilen ödeme emri tebligatının borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı adresi olan ” …” adresine çıkartıldığı, kapıcının şifahi beyanına göre muhatabın adreste geçici olarak bulunmadığının tespiti üzerine TK’nun 21/1. maddesine göre tebligat yapıldığı, tebliğ evrakının mahalle muhtarına teslim edilip 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırılarak kapıcıya haber verildiği ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında tebligatın usulüne uygun olduğu anlaşılmaktadır..
O halde mahkemece, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.