Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/11862 E. 2015/15115 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11862
KARAR NO : 2015/15115
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlu vekilinin diğer şikayet nedenlerinin yanında satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, ihaleyi 19.08.2013 günü öğrendiklerini ileri sürerek, 06.08.2013 tarihli ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece borçlu adına çıkan satış ilanına dair tebligatın usulüne uygun olduğu, bu nedenle istemin süresinde olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Somut olayda borçlunun, vekili aracılığıyla … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/26-54 sayılı dosyası üzerinden aynı talimat dosyasından daha önce yapılan 14.05.2012 tarihli ihalenin feshinin talep edildiği ve anılan mahkemenin 11.06.2013 tarihli kararının talimat dosyası arasında bulunduğu, yine aynı talimat dosyasında borçlu vekili aracılığı ile … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2011/77-98 sayılı dosyası üzerinden 30.06.2011 tarihli satış kararının iptali için şikayet de bulunulduğu görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, satış ilanının, daha önce de ihalenin feshini talep eden ve satışın iptali istemiyle şikayette bulunan vekile tebliği gerekir. Takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olması, ihalenin feshi hakkındaki karar ile satışın iptali istemine ilişkin kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında, artık borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, vekili varken asile gönderilen satış ilanı tebligatı yok hükmünde olup sonuç doğurmaz. Şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmaması da sonuca etkili değildir. Yine borçluya çıkartılan satış ilanı tebligatı incelendiğinde, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine uygun olmadığı gibi, tebligatta Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde öngörülen; “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması”na dair meşruhat da bulunmadığından TK.nun 21/2. maddesine göre de usulsüzdür.
İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi de aynı hukuki sonuçları doğurur. Öte yandan İİK’nun 134/7. maddesi uyarınca borçluya (varsa vekiline) satış ilanı tebliğ edilmemiş ya da usulsüz tebliğ edilmiş ise satışı öğrendiği tarihten itibaren yedi günlük sürede ihalenin feshini isteyebilir.
O halde mahkemece, borçlunun ihaleyi öğrendiğini beyan ettiği tarihin aksi ispat edilemediğine göre, süresinde ve İİK’nun 134/7. maddesinde öngörülen ihaleden itibaren bir sene içerisinde olan şikayetinin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan ihale alıcısı, şikayet dilekçesinde taraf olarak gösterilmesine rağmen, ihale alıcısı …’na şikayet dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.