YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11954
KARAR NO : 2015/24540
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklının tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının, borçlu … hakkında kira alacağının tahsili ve tahliye istemi ile ilamsız takip başlattığı; borçlu vekilinin, alacaklının borçlunun yurt dışında bulunduğunu ve tebligatın da kendisine ulaşmayacağını bilmesine rağmen kötüniyetle takip başlattığı ve örnek 13 numaralı ödeme emrinin 24.11.2014 tarihinde muhtara bırakıldığını, ancak borçlunun 23.07.2014-03.01.2015 tarihleri arasında yurt dışında olması sebebiyle haksız takipten Türkiye’ye döndükten sonra 06.01.2014 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek İİK’nun 65. maddesi gereğince gecikmiş itirazlarının ve ayrıca borca, faize, fahiş faiz oranına ve fer’ilere itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır.Borçlunun gecikmiş itirazın dayanağı olarak yurt dışı giriş ve çıkışlarına ilişkin pasaport fotokopilerini sunduğu ve borca itirazı ile ilgili olarak makbuzlara dayandığı görülmektedir. Mahkemece dosya üzerinde inceleme yapılarak ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunun tespiti ile öğrenme tarihi olarak 06/01/2015 tarihinin tespitine, sair taleplerin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK’nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir. İcra hakimi, gecikmiş itiraz nedenlerini inceledikten sonra gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre, takibin tatilini tensip edebilir. Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celse de alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da isteyebilir. Bu takdirde tetkikata devam olunarak icra mahkemesinde gerekli karar verilebilir.
Usulsüz tebligatta ise, İİK’nun 65. maddesine göre yapılacak incelemeden farklı olarak, tebligat usulüne uygun olarak yapılmamıştır. Bu durumda icra hakimi tebliğ işleminin 7201 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığını inceleyecek ve aynı Kanun’un 32. maddesi gereğince öğrenme tarihine göre tebliğ tarihini düzeltecektir.
O halde mahkemece, şikayetin mahiyeti dikkate alınarak öncelikle usulüne uygun duruşma açılıp, tarafların beyanları alınıp gösterecekleri belge ve deliller toplanarak, borçluya iddiasını ispat ve alacaklıya da bu konuda savunma ve karşı delillerini gösterme imkanı tanınmalı, borçlunun öne sündüğü hususlarla ilgili toplanan kanıtlar değerlendirilip işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken dosya üzerinde yapılan incelemeyle sonucunda gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.