Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/12124 E. 2015/24298 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12124
KARAR NO : 2015/24298
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

MAHKEMESİ : Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/11/2014
NUMARASI : 2013/614-2014/1005

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından 12 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlular vekilinin yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip konusu bono bedellerinin banka havalesi yoluyla senetlere atıf yapılmak suretiyle ödendiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece itirazın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 169-a/1. maddesi gereğince borçlu, icra mahkemesinde, borcun olmadığını veya itfa yahut imhal edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ettiği takdirde itirazın kabulüne karar verilir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin takip konusu borç nedeni ile verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, düzenleme tarihinin, vade tarihinin ve senet miktarının belirtilmesi, bir başka deyişle takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması gerekmektedir.
Somut olayda borçlu tarafından ödeme belgesi olarak sunulan banka dekontlarının incelenmesinde; ”… nolu faturalara karşılık … tarihli M.Y…senedine istinaden” açıklamasının yer aldığı, her bir dekontta senetlerin vade tarihleri ile muhtelif fatura numaralarının yazıldığı görülmektedir. Bu durumda, sadece takip konusu senetlerin vade tarihlerine atıfta bulunulduğu, bononun diğer unsurlarına atıf yapılmadığı anlaşıldığı gibi, alacaklının da dayanak senetlerden doğan borca karşılık ödeme yapıldığı yönünde bir kabul beyanı bulunmadığına göre, anılan dekontlar ile borca itirazın İİK’nun 169/a maddesine göre usulünce ispatlandığı sonucuna varılamaz.
O halde mahkemece borca itirazın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçluların temyiz itirazlarının reddine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.