YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12168
KARAR NO : 2015/24292
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi…. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu şirket hakkında bir adet çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlu şirketin yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurusunda borca ve imzaya itiraz ettiği, mahkemece; ‘şirket yetkililerinin her birine İİK 68/5 mad uyarınca ihtarlı davetiye çıkarıldığı, şirketi temsile yetkili … ve …’ın davetiye tebliğine rağmen druşmaya gelmediği, mazeret de bildirmediği, ticaret siciline göre yedi kişilik yönetim kurulundan ikisinin müşterek imza ile şirketi borçlandırabileceği, takip dayanağı çekteki davacı borçluya atfedilen kaşe altındaki iki imzanın gelmeyen adı geçen yetkililere ait olabileceği’ gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde mevcut .. Odasından alınan cevabi yazıda, borçlu şirketin, takip dayanağı çekin tanzim tarihi itibariyle, …, …, …, …, …, … ve … olmak üzere yedi kişilik yönetim kurulunda yer alan herhangi iki kişinin müştereken atacağı imza ile temsil ve ilzam edildiği bildirilmiştir.
Mahkemece, borçlu şirketin imzaya itirazına ilişkin yapılan yargılama safhasında ilk duruşma günü için takip dayanağı senedin tanzim tarihi itibariyle yönetim kurulu başkanı olan …’na İİK’nun 68/a-5 şerhini içeren duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildiği, …’nun birinci celse duruşmaya katılmadığı, bundan sonra mahkemece, diğer yönetim kurulu üyeleri …, …, …, …, … ve … adına İİK’nun 68/a-5 şerhini içeren duruşma gününü bildiririr davetiyelerin tebliğ edildiği, ikinci celse, … dışında, … da dahil olmak üzere yönetim kurulunda yer alan diğer altı kişinin duruşmaya katıldığı ve mahkemece ilk duruşmaya ihtarlı davetiye tebliğine rağmen mazeretsiz katılmayan … dışında diğer 5 kişinin huzurda imza örneklerinin alındığı, 3. celse ise “takip dayanağı çekteki davacı borçluya atfedilen kaşe altındaki iki imzanın gelmeyen adı geçen yetkililere ait olabileceği’ gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK’nun 170/b maddesi göndermesiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takiplerdeki imzaya itirazlarda da uygulanması gereken aynı kanunun 68/a-3 maddesinde; “Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mukayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden merci, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hakim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermeyecek surette, bilirkişi incelemesi de yaptırabilir” düzenlemesi yer almaktadır.
Borçlunun karşılaştırma yapmaya elverişli bir imzası varken yazı yazdırma ve imza attırma yoluna başvurulamaz. İcra mahkemesi, karşılaştırma yapmaya elverişli imza ile inkar edilen imzanın borçluya ait olup olmadığı hususlarında kesin bir kanaat sahibi olamazsa o zaman yazı yazdırma (istikdap) yoluna başvurmalıdır.İlk önce karşılaştırma yapmaya elverişli imza ile karşılaştırma yapılamsı gerektiğinden, alacaklı bu konuda bir talepte bulunmamış olsa bile, icra mahkemesi karşılaştırma yapmaya elverişli imza bulunup bulunmadığını alacaklıdan sormaldır. Bunu sormadan doğruca yazı yazdırma ( istikdab) yoluna başvuramaz.
Borçlunun imza incelemesine yarar mukayese imzalarının bulunduğu belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.04.2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle “imzanın borçluya ait olduğunu” kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir. ( Hukuk Genel Kurulu’nun 06.02.2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 K.sayılı kararı)
Alacaklı borçlunun karşılaştırma yapmaya elverişli imzasını daha önce icra dairesi vasıtasıyla getirtmiş olabilir. Bunu yapmamış ve karşılaştırma yapmaya elverişli imza elinde olmayan alacaklı, icra mahkemesinden borçlunun karşılaştırma yapmaya elverişli imzasıın taşıyan belgeleri resmi dairelerden veya üçüncü kişilerden getirmesini isteyebilir.
Borçlunun bir karşılaştırma yapmaya elverişli imzası bulunmaz ise veya bulunup da icra mahkemesi imza karşılaştırması sonucunda takibin dayanağı adi senetteki inkar edilen imzanın borçluya ait olup olamdığı konusunda kesin bir kanaat sahibi olamazsa, borçluya icra mahkemesi önünde yazı yazıdırılır, imza attırılır.
Somut olayda, borçlu şirket vekili yargılamada senedin tanzim tarihi itibariyle borçlu şirket yetkililerinin imzalarını içeren imza sirküleri aslını icra mahkemesine sunmuştur. Yukarıda belirtilen yasa hükmü ve açıklamalar gözetilerek, mahkemece; borçlunun mukayese imzalarının bulunduğu mevcut belgeler ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak sunulan mukayese imzaların istiktaptan beklenen amaca ulaşmaya yarar olup olmadığı belirlenmeden, üstelik senedin tanzim tarihi itibariyle borçlu şirket yetkililerinden … 20.01.2015 tarihli celseye katıldığı halde huzurda imza örnekleri alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.