YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12988
KARAR NO : 2015/16086
KARAR TARİHİ : 09.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Alacaklının temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz isteminde bulunan alacaklının temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği gibi, temyiz harcı da yatırılmadığından temyiz isteminin REDDİNE,
2-Borçlunun temyiz isteminin incelenmesinde;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, sair itirazları ile birlikte bononun kendisi ile lehtar arasında düzenlenen protokole binaen teminat olarak verildiğini ve bononun teminat senedi olduğunu belirterek takibin iptalini istediği, mahkemece itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip dayanağı bononun incelenmesinde, keşidecisinin borçlu …, lehtarının … olduğu, lehdarın cirosu ile senedi alan alacaklı …’in yetkili hamil olduğu görülmüştür.
Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK.nun 690. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 599/1.maddesi gereğince, kural olarak, bonodan dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def’ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Bu kuralın istisnası da aynı fıkrada düzenlenmiştir. Buna göre, hamil, bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş ise, borçlu, keşideci veya önceki hamillerle arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan def’ileri müracaatta bulunan hamile karşı da ileri sürebilecektir.
Somut olayda, borçlu tarafından alacaklı hamilin, lehtarın kardeşi olduğu iddia edildiğine göre iddianın doğruluğu halinde alacaklı hamilin keşideci borçlu ile lehtar arasında yapılan protokolden kaynaklı ilişkiyi bilebileceği kabul edilmelidir.
O halde mahkemece, lehtar … ile alacaklı (hamil) …’in kardeş olup olmadığı araştırılmalı, kardeş olmaları halinde ise hamilin, lehtar ile keşideci arasındaki ilişkiyi bilebileceği kabul edileceğinden takibe konu bononun keşideci borçlu ile lehdar arasında düzenlenen protokol kapsamında verilip verilmediği ve teminat iddiasının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.