YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12994
KARAR NO : 2015/24974
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/03/2015
NUMARASI : 2015/326-2015/284
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi icra kefili, icra mahkemesine başvurusunda; 31.07.2014 tarihli icra kefalet işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek anılan işlemlerin iptali isteğinde bulunmuş, mahkemece, yapılan yargılama sonunda, icra kefilinin sorumlu olduğu alacak miktarının tüm ferileri ile belirtilmediği, ödeme zamanının açık olarak yazılmadığı, şikayetçinin kendi el yazısıyla yazılmış ifadesini içermeyen ve evli eşin rızası alınmadan düzenlenmiş icra kefalet sözleşmesinin geçerli sayılmayacağı gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
İİK’nun 38.maddesi gereğince, icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olup; icra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi yargılamayı gerektirdiğinden, genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak iptali talep edilemez.
Ancak, İİK’nun 38. maddesi uyarınca ilam hükmünde olan icra kefalet işleminin, ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir.
Bu durumda, şikayetçi, icra kefilliğinin iptali isteminde bulunmuş ise de; bu hususun incelenmesinin genel mahkemede yargılamayı gerektirdiği ve dar yetkili icra mahkemesinde dinlenemeyeceği açıktır.
Öte yandan, 31.07.2014 tarihli icra kefalet tutanağında; sorumlu olunan azami miktarın ve kefalet tarihinin kefilin kendi el yazısı ile yazılmadığı ve kefalet tarihinde evli olduğu anlaşılan şikayetçinin eşinin kefilliğe ilişkin rızasının bulunmadığı görülmekte olup; bu haliyle, kefalet tutanağının, kefaletin şeklini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu’nun 583. ve 584. maddelerinde belirtilen şartlarda düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Esasen bu husus, mahkemenin de kabulündedir.
Hal böyle olunca, mahkemece, yalnız icra emrinin iptaline karar verilmesi ile yetilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 19.03.2015 tarih ve 2015/326 E. – 2015/284 K. sayılı kararının hüküm bölümünün (2) no’lu bendindeki “icra kefaletinin iptaline” kısmının karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.