YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13066
KARAR NO : 2015/28027
KARAR TARİHİ : 13.11.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Borçlu vekili, örnek 7 numaralı ödeme emrinin muhatabı şikayetçi borçlu şirket yerine tebligatı alan ” …’ın ” şirket çalışanı olmadığı gibi, şirkete gönderilen tebligatları almaya yetkili kişi de olmadığını, … Ticaret Odası belgelerine göre …’ın müvekkili şirketin yan kapı komşusu olan dava ve takip dışı … Sanayi Turizm Seyahat İnşaat Gıda San ve Tic. A.Ş’nin yetkilisi olup, tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 24.12.2013 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurmuş; mahkemece, Hüseyin’in şirket yetkilisi olduğu ve borçlu şirket adına vekalet veren kişi olup, vekaletnamenin aksine bir delilin borçlu tarafça dosyaya sunulmadığından bahisle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Yönetmeliği’nin 21. maddesinde de, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Tebligat Yönetmeliğinin 21/3.maddesinde ise, selahiyetli kişilerin bulunamadığının tebliğ mazbatasında gösterilmesi lüzumu hüküm altına alınmıştır. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu’nun 22.06.1988 tarih ve 1988/12-266 sayılı kararında da kabul edilmiştir.Somut olayda; borçlu … Taş. Enerji ve İnş. San. Ve Tic. A.Ş’i adına ve sözkonusu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderilen örnek 7 no’lu ödeme emrinin 18.11.2013 tarihinde, “Gösterilen adreste işyeri yetkilisi daimi çalışan … imzasına” şerhi verilerek tebliğ edilmek istendiği anlaşılmaktadır.Dosya arasında mevcut 02 07.2013 tarihli Ticaret Sicili Gazetesine göre, …, tebligat tarihi itibarı ile borçlu şirket yetkilisi olmayıp 10.06.2013 tarihinden itibaren borçlu şirketi temsil ve ilzama münferiden …yetkilidir. Bu nedenle mahkemenin tebligat yapılan kişinin borçlu şirket yetkilisi olduğuna dair kabulü ve bu doğrultuda tebligatın usulüne uygun olduğuna dair tespit ve gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Ayrıca, tebligatı alan …’ın borçlu şirket vekili olması; muhatabı borçlu tüzel kişiliğin bizatihi kendisi olan bu tebligatın, Tebligat Kanununun 12. ve 13. maddelerinde öngörüldüğü şekilde yapılmasına ilişkin yasal zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Hal böyle olunca, şirketi temsile yetkili kişinin adreste bulunup bulunmadığı tespit ve tevsik edilmeksizin yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak yapılan tebliğ işlemi usulüne uygun değildir.O halde, mahkemece; borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca, tebligat tarihinin muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.