YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13323
KARAR NO : 2015/22569
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2015
NUMARASI : 2014/1432-2015/131
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, zamanaşımı nedeniyle takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İcra mahkemesi kararları, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden birbirlerine karşı kesin hüküm teşkil ederler.
HMK’nun 303/1 maddesi; “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir” hükmünü içermektedir.
HMK’nun 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm dava şartı olup, HMK’nun 115/2. maddesi, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulde reddedilmesini zorunlu kılmıştır.
Somut olayda, borçlunun, 15/04/2008 tarihinde, aynı takip dosyası yönünden, 28/11/2005 tarihinden 11/03/2008 tarihine kadar zamanaşımını kesecek nitelikte bir işlem yapılmadığından icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İstanbul 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 03/06/2008 tarih ve 2008/1117 E.-845 K. sayılı kararı ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu vekiline 01/07/2008 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığı görülmektedir.
Temyize konu dosyada, borçlunun başvurusu, İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2008/1117 E-845 K. sayılı dosyasına konu dönemi de kapsar şekilde İİK.nun 71/2. maddesine dayalı zamanaşımı şikayetidir. Bu durumda, daha önceki zamanaşımı şikayetinin başvuru tarihi olan 15/04/2008 tarihine kadar geçen süre yönünden kesin hüküm sözkonusu olduğundan, anılan tarihler bakımından şikayetin kesin hüküm nedeniyle reddi gerekecektir.
Mahkemece, İstanbul 1.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2008/1117 E.-845 K.sayılı kararındaki incelemenin, şikayet dilekçesinde belirtilen tarihler ile sınırlı şekilde yapılarak istem reddedildiğinden kesin hüküm oluşturmayacağı kabul edilmiş ise de, bu iddia borçlu tarafından temyiz konusu yapılacak bir husus olup, temyiz yoluna gidilmeksizin karar kesinleşmiştir. Dolayısıyla mahkemenin bu yöndeki gerekçesi yerinde değildir.
O halde, mahkemece, 2008/1117 E.-845 K. sayılı dosyada başvuru tarihi olan 15/04/2008 tarihinden, temyize konu dosyadaki başvuru tarihine (31/10/2014 tarihine) kadar geçen süre yönünden inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.