YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13928
KARAR NO : 2015/17821
KARAR TARİHİ : 25.06.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 02/03/2015 tarih, 2014/29328-E., 2015/4232 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
İİK.nun 170/3. maddesi gereğince; icra mahkemesi, aynı Kanun’un 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; “İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum eder” hükmüne yer verilmiştir.
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu vekilinin, dayanak senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve borcu bulunmadığını ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, … nin 27.05.2014 tarihli raporuna itibar edilerek senetteki mevcut imzaların borçlunun eli ürünü olmadığı gerekçesiyle imza itirazının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, alacaklı vekili 17.02.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde, takibe konu senetteki imzaların müvekkili huzurunda borçlu tarafından ( borçlu gibi tanıtan ve sahte kimlik ibraz eden …’nun kardeşi … tarafından ) atıldığını ve borçu …’e ait olmadığını ettiğine göre, mahkemece imza incelemesi yapılması gereksizdir.
O halde, mahkemece, bilirkişi incelemesi yapılmadan önce alacaklı vekilinin senetlerdeki imzaların borçluya ait olmadığı yönündeki vakıayı ikrar niteliğindeki beyanı ve borçlu vekilinin de 11.03.2014 tarihli duruşmadaki bu ikrar ve kabule dayalı olarak itirazın kabulüne yönelik talebi gözönünde bulundurularak, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve imza incelemesi yapılmadan sonuca gidilmesi gerektiğinden alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmemesi gerekirken; imza incelemesi yapılarak alacaklının tazminat ve para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından Dairemizce mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekirken doğrudan onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 02/03/2015 tarih, 2014/29328-E., 2015/4232 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 15.09.2014 tarih ve 2013/454 E.-2014/284 K. sayılı kararının hüküm bölümünün tazminata ilişkin 2. paragrafında yazılı ” Asıl alacağın %20’si oranında 15.600,00 TL tazminatın davalıdan alıp davacıya verilmesine” ve para cezasına ilişkin 3. paragrafında yazılı ” Asıl alacağının %10’u oranında 7.800,00 TL para cezasının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,” sözcüklerinin tamamının karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 25.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.