YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14276
KARAR NO : 2015/27632
KARAR TARİHİ : 10.11.2015
MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2015
NUMARASI : 2014/1384-2015/358
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlunun İİK’nun 62/1. maddesine uygun olarak 7 günlük yasal sürede icra dairesinde borca itiraz ettiği, alacaklı vekilinin, borçlu vekilinin vekaletnamesinin yabancı devlet makamlarınca düzenlenmiş olması nedeniyle bulunması zorunlu olan apostil şerhinin olmaması nedeniyle icra müdürlüğünden itirazın geçerli olmadığına karar verilerek borçlunun mallarına haciz konulmasını istediği, müdürlükçe 11.12.2014 tarihli kararla apostil şerhine ilişkin eksikliğin ikmali için borçlu vekiline süre verilerek tamamlanmaması halinde itirazın değerlendirmeye alınmayacağının bildirilmesine ilişkin muhtıra tebliğine ve takibin henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle de alacaklının haciz talebinin reddine karar verildiği, ancak muhtıra çıkarılmadan icra müdürlüğünce 23.12.2014 tarihli kararla süresi içinde yapılan borca itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin icra mahkemesine başvurarak, borçlu şirket vekilinin Almanya Noterliği’nce verilen vekaletnamesinin Türk makamlarında kullanılabilmesi için 3028 sayılı Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi’nin Tasdiki’nin Uygun Olduğu Hakkında Kanun gereğince yetkili makamlardan apostil şerhi alınması gerekmesine rağmen bunun yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olan borca itirazın reddi gerektiğinden müdürlüğün 11.12.2014 tarihli borçluya muhtıra gönderilerek süre verilmesine ilişkin işlemin iptaline ve alacaklının haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği, mahkemece şikayetin kısmen kabulü ile 23.12.2014 tarihli takibin durdurulmasına ilişkin müdürlük kararının iptaline, 11.12.2014 tarihli muhtıra gönderilmesine ilişkin işlemin iptaline yönelik şikayetin ise reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesi gereğince, müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur.
Somut olayda, ödeme emrinin takip borçlusu P… … Ltd. Şti.’ne 24.11.2014 tarihinde tebliği üzerine, borçlu vekilince yasal yedi günlük süre içinde 01.12.2014’te icra dairesine verilen dilekçe ile borca edilmiş ve icra müdürlüğünün 23.12.2014 tarihli kararıyla takip durdurulmuştur. Bu durumda, sürede yapılan itiraz sonucu İİK’nun 66/1. maddesi gereğince takibin durdurulması usul ve yasaya uygun olup, sonradan tamamlanması mümkün olan apostil şerhine ilişkin eksiklik, usulüne uygun olarak yapılmış itirazı geçersiz hale getirmez. Ayrıca, icra mahkemesince borçlunun süresinde ve usule uygun olarak yaptığı itirazın geçersizliğine şikayet yoluyla karar verilemeyeceği gibi, bu ancak alacaklı tarafından açılacak itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası ile mümkündür.
Öte yandan, 3028 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi’nin 1. maddesinin c bendine göre noter senetleri bu sözleşme kapsamında resmi belge olup, 2. maddesine göre ise, akit devletlerden her biri bu sözleşmenin uygulama alanına giren ve kendi ülkesinde kullanılacak olan belgeleri tasdik işleminden bağışık tutacaktır. Anılan sözleşmenin 3. maddesi gereğince de, tasdik şerhinin belgenin verildiği devlet yetkili makamınca belgeye konulmasının yeterli olduğu vurgulanmıştır.
HMK’nun 224. maddesine göre ise, yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin, Türkiye’de bu vasfı taşıması, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır.
Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler gereğince, ülkemizin ve Almanya’nın 3028 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi’nin tarafı olduğu, yabancı devlet makamlarınca düzenlenen şikayete konu vekaletnamenin Türkiye’de kullanılabilmesi için Türk makamlarının onayına gerek olmadığı gibi, icra müdürlüğünce borçlu vekiline gönderilmesine karar verilen muhtıra tebliğ edilmeden önce 24.4.2015 tarihinde apostil şerhli vekaletnamenin alacaklı vekilince takip dosyasına sunulduğu anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece şikayetin tümden reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.