Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/14498 E. 2015/19783 K. 07.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14498
KARAR NO : 2015/19783
KARAR TARİHİ : 07.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi icra mahkemesine başvurusunda; menkul ihalesinde satış ilanının ve kıymet takdirini içeren haciz tutanağının kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini, satışın Türkiye genelinde yayın yapan ulusal bir gazetede ilan edilmediğini, satış ilanından sonra satış yerinin değiştirildiğini ve düzeltme ilanının yapılmadığını, satış ilanının ihaleden önce yasal sürede yapılmadığını ve ilgililere tebligat yapılmadığını belirterek 15.07.2014 tarihli menkul ihalesinin feshini istemiş, mahkemece; “şikayetçinin ileri sürdüğü hiçbir sebebin ihalenin feshini gerektirmediği” belirtilerek bahisle istemin reddine karar verildiği, ancak hangi iddianın neden kabul edilmediğinin tek tek tartışılmadığı, bir başka deyişle istemin reddine dair kararın gerekçelendirilmediği görülmektedir.
Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3. maddesi ve ona paralel bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nun 27 ve 297. maddeleri işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.
O halde mahkemece, belirtilen anayasal ve yasal düzenlemeler doğrultusunda, şikayetçi tarafından ileri sürülen fesih sebepleri gerekçesiyle birlikte tek tek tartışılıp, özellikle satış ilanı ve kıymet takdirini içeren haciz tutanağının tebliğ edildiği kişinin daimi çalışan olmadığına dair iddia da usulünce araştırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, fesih nedenleri irdelenmeden ve gerekçelendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.