YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1518
KARAR NO : 2015/12797
KARAR TARİHİ : 07.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bireysel kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda, icra müdürlüğünce yapılan dosya hesabında uygulanan faiz oranının şikayet konusu yapıldığı, mahkemece süresinde takibe itiraz edilmemesi nedeni ile takipte istenen faiz oranının kesinleştiği gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
Borçlu, icra takibinin şekline göre İİK’nun 62. maddesi uyarınca her türlü itirazını, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük sürede icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlunun takip talebinde istenen işleyecek faiz oranına itirazı da borca itiraz niteliğinde olduğundan bu maddede öngörülen zorunluluğa ve kurala tabi olup bu husustaki itirazını icra dairesine bildirmelidir. Ancak icra müdürlüğünce dosya hesabı yapılması halinde ise, hesap işlemi sırasında uygulanan faiz oranının takipte kesinleşen faiz oranına ve yasalara aykırılığı İİK’nun 16. maddesi kapsamında olduğundan şikayete konu edilebilecek ve mahkemece denetlenebilecektir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. maddesinde, görülmekte olan davalara ilişkin olarak, “Türk Borçlar Kanunu’nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’inci maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. İcra takibi de dava gibi düşünüleceğinden, 6098 sayılı ….’nun anılan hükümlerinin henüz sonuçlanmamış icra takiplerinde de uygulanması gerekir (HGK’nun 12.09.2012 tarihli, 2012/19-314 E, 2012/557 K. sayılı kararı).
Somut olayda, borçlunun kapak hesabı talebi ile icra müdürlüğünce yapılan 23.09.2013 tarihli dosya hesabında esas alınan faiz oranının fahiş olduğuna yönelik şikayeti bulunmasına rağmen, bu hususta mahkemece Türk Borçlar Kanunu’nun yukarıda yazılı maddeleri gereğince değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, şikayetin Türk Borçlar Kanunu’nun 88. ve 120. maddeleri
yönünden de değerlendirilerek ve gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.