Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15521 E. 2015/27876 K. 12.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15521
KARAR NO : 2015/27876
KARAR TARİHİ : 12.11.2015

MAHKEMESİ : Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/03/2015
NUMARASI : 2015/21-2015/176

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemi ile yapmış olduğu şikayetin mahkemece reddedildiği görülmektedir.
11.01.2011 tarihinde 6099 sayılı kanunun 3.maddesiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10.maddesine eklenen 2.fıkraya göre ; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü uyarınca borçluya önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya “mernis adresi” şerhi ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre tebligat çıkartılamayacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan muhatabın adreste bulunmaması halini düzenleyen Tebligat Yönetmeliği’nin 30.maddesinin birinci fıkrasında; “Muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, borçlu adına çıkan tebligatta dağıtıcı tarafından basılan kaşede, şeklen Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre tebligat yapıldığı görülmekte ise de; muhatabın adreste bulunmama sebebini, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceğini, dönecekse ne zaman döneceği tevsik edilmeden ve komşu ismi ve imzası alınmadan yapılan tebliğ işlemi 7201 Sayılı Kanun’un 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 35.maddesi gereğince usulsüzdür.
O halde, mahkemece şikayetin kabulü ile Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca borçlunun usulsüz tebliğe muttali olduğu tarihe göre tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.