Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15557 E. 2015/18381 K. 29.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15557
KARAR NO : 2015/18381
KARAR TARİHİ : 29.06.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Borçlu vekilinin, diğer şikayet sebepleri yanında, ödeme emri tebligatının usulüne uygun olmadığından bahisle şikayet tarihinin öğrenme tarihi olarak tespiti talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddedildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun’un 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Tüzüğü’nün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, taşınmazın satış ilanı, şirket yetkilisi bulunmadığından daimi çalışan … imzasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğü’nün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına şerh edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan tebligat usulsüzdür.
İİK’nun 127. maddesi uyarınca borçluya satış ilanının tebliğinin yapılmamış ya da usulsüz yapılmış olması başlı başına fesih sebebidir.
Öte yandan satışın ulusal bir gazetede ilan yapılması halinde ilan yapılan gazetenin satış talep tarihinde tirajının 50.000 üzerinde olması zorunludur.
Bu durumda mahkemece satış ilanının yapıldığı gazetenin tiraj durumu araştırılmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi satış ilanının tebliğ işlemi usulsüz olduğu halde ihalenin feshi isteminin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
O halde, mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilerek şikayet tarihinin öğrenme tarihi olarak tespiti ile diğer şikayet sebepleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.