Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15587 E. 2015/17694 K. 23.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15587
KARAR NO : 2015/17694
KARAR TARİHİ : 23.06.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi vekili icra mahkemesine başvurusunda, sair sebeplerle birlikte satış ilanının kendisine usulsüz tebliğ edildiğini belirterek ihalenin feshini istemiş, mahkemece istem yazılı şekilde reddedildmiş, hükmü şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Tebligat Kanun’unun 21/2. maddesinde “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 23/8. maddesi uyarınca, tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydın tebligat evrakı üzerine yazılması zorunludur. Bir diğer anlatımla, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur.
Şikayetçi borçluya yapılan, 06.01.2015 tarihli satış ilanı tebligatının Tebligat Kanun’u 21/2. maddesine göre yapılmak istendiği tebliğ mazbatasının incelenmesinde mazbata üzerinde Tebligat Kanun’unun 23/8. maddesinde belirtilen adres kayıt sistemindeki adrese yapılmasına ilişkin kaydın olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle şikayetçi tarafa yapılmak istenen bu satış ilanı tebliği usulüne uygun değildir.
Tebligat Kanunu’nun 2/1. maddesinde “(Değişik birinci fıkra : 6/6/1985 – 3220/2 md.) Diğer kanunlarda özel hüküm bulunması halinde veya tehirinde zarar umulan işlerde veya aynı yerde bulunan 1 inci maddede yazılı daire ve müesseseler arasında veya bu daire ve müesseselerde bulunan şahıslara yapılacak tebligat, kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılır.” hükmüne, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 5/2 maddesinde de “(2) Memur vasıtasıyla tebligat yaptırılmasını gerektiren sebep tebligat evrakında gösterilir. ” hükmüne yer verilmiştir.
Şikayetçiye memur vasıtası ile 16.01.2015 tarihinde yapılan satış ilanı tebligatın incelenmesinde ise, tebliğin “tebligat borçlu ile aynı konutta ikamet eden …’e tebliğ edildi” şerhi ile yapıldığı, muhatabın o anda adreste bulunup bulunmadığının tespit edilmeksizin muhatap ile aynı çatı altında bulunan kişiye yapılan bu tebligat işlemi TK’nun 16 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddelerine tebligat mazbatasına memur vasıtası ile tebliğ yapılması sebebinin gösterilmemesi nedeniyle Tebligat Kanunu’nun 2/1 maddesi ile Tebligat Yönetmeliği’nin 5/2 maddesine aykırı olduğundan usulsüzdür.
Ayrıca 16.01.2015 tarihli tebliğ usulüne uygun kabul edilse dahi ihalenin araya Cumartesi ve Pazar girdikten çok kısa bir süre sonra 19.01.2015’te yapıldığı bu nedenle şikayetçinin şikayet hakkını kullanması ve satışa katılımı arttıracak çalışmalar için yeterli zaman bulunmadığı görülmektedir.
İİK’nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, şikayetçi tarafa yapılmak istenen 16.01.2015 tarihli ve 06.01.2015 tarihli satış ilanı ekli tebligatların usulüne uygun yapılmadığından ihalenin feshine karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.