Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15604 E. 2015/18839 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15604
KARAR NO : 2015/18839
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
6100 Sayılı HMK’nun geçici 3/(1) maddesi gereğince uygulanması gereken temyiz kanun yoluna ilişkin 1086 Sayılı Kanun’un HUMK’nun 429 ve devamı maddeleri gereğince; Yargıtay’ın bozma ilamına uyulmasına karar verildiği takdirde, mahkeme, artık bu uyma kararı ile bağlı olup, bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadır. Çünkü bozmaya uyma (ara) kararı ile, bozma yararına olan taraf için usuli kazanılmış hak doğmuş olur.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 12.12.2013 tarih ve 2013/32818 E. 2013/39658 K. sayılı bozma ilamında açıkça; İİK’nun 170/a-son maddesinde, her ne suretle olursa olsun, borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise, alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı nedeni ile takibin iptal edilemeyeceği hükme bağlandığı; borçluların icra mahkemesine verdiği başvuru dilekçesinde, borcun ödendiği ileri sürülerek borç kabul edildiğine göre takibin iptaline karar verilmesinin İİK’nun 170/a-son maddesi hükmüne aykırı ve isabetsiz olduğu vurgulandıktan sonra; kaldı ki, tahrifattan önceki tanzim tarihinin 15.01.2010 tarihi olduğu ve buna göre tanzim tarihinin vade tarihinden önce olduğu için kambiyo senedi niteliğini haiz bono olduğu ve mahkemece borçluların itfa itirazları incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Bu aşamadan sonra, icra mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine karşın, anılan bozma ilamı uyarınca borçluların itfa itirazı ile ilgili gösterdikleri delil ve belgeler incelenerek bir karar verilmesi yerine, borçluların borcun ödendiğini belirtmeleri nedeni ile borcu kabul ettiklerinin varsayılması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda, borçluların itfa itirazları incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, bozmaya uyulmakla borçlular lehine doğan usuli kazanılmış hak göz ardı edilip bozma yerine getirilmeyerek bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.