YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15680
KARAR NO : 2015/27456
KARAR TARİHİ : 10.11.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/02/2015
NUMARASI : 2013/903-2015/174
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, imza itirazda bulunarak takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, tazminat talebini reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
TTK.nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK.nun 714 ve 730. maddeleri uyarınca, muayyen bir günde veya düzenleme gününden veya görüldükten muayyen bir müddet sonra ödenmesi şartını havi bir bonoya dayanarak hamilin lehtara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senedi düzenleyenin protesto edilmesine bağlıdır.
Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar olan borçluyu takip edemez. Bir başka ifade ile senedi düzenleyen protesto edilmediği için hamil, lehtar cirantaya karşı müracaat hakkını kaybeder. İİK.nun 170/a-2. maddesi gereğince, icra mahkemesince alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkının bulunup bulunmadığı re’sen araştırılmak zorundadır.
Somut olayda, takibe konu bonolarda borçlunun lehdar ciranta olmasına rağmen 31.03.2013 vade tarihli bono için, 2 iş günü çektikten sonra 03.04.2013 tarihinde ödememe protestosu düzenlendiği görülmektedir. Buna göre alacaklının, itiraz eden lehtar cirantayı, 31.03.2013 vade tarihli bono yönünden, takip hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, bu husus re’sen gözetilerek, 31.03.2013 vade tarihli bono için, İİK.nun 170/a maddesi uyarınca itiraz eden borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Diğer taraftan, İİK’nun 170/son maddesi hükmüne göre; “İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı, senede dayanan takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum eder…”
Somut olayda, lehdar borçlu M.. D..’ın cirosunu alacaklı N.. Kumaş … Ltd Şti.nin cirosu takip etmektedir. Bu durumda alacaklının, borçlunun imzasının aidiyetini bilebilecek durumda olduğundan İİK’nun 170/son maddesi gereğince senedi takibe koymada en azından ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, takibin iptaline karar verilmeyen ve imzaya itirazı kabul edilen 31.05.2013 vade tarihli senet için, borçlu yararına (taleple bağlı kalınarak) 31.05.2013 vade tarihli senette belirtilen miktarın %20’si oranında tazminata ve % 10’u oranında para cezasına hükmedilmesi gerekirken tazminatın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.