YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15808
KARAR NO : 2015/28442
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK’nun 38. maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler ilâmların icrası hakkındaki hükümlere tâbi olup, icra kefaletine ilişkin başvurular ilama aykırılık iddiası niteliğinde olduğundan, İİK’nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayete tabi olup, sair temyiz nedenleri yerinde değil ise de;
Şikayetçi icra kefili …, icra mahkemesine başvurusunda özetle; haciz işlemi sırasında yapılan icra kefalet işleminin kendi el yazısı ile yazılması gerekirken icra memurunun el yazısı ile yazıldığını, baskı altında kefil olarak imzasının alındığını ileri sürerek, kefalet işleminin ve buna bağlı olarak gönderilen icra emrinin iptaline karar verilmesini istediği, mahkemece yapılan yargılama sonunda, kefalet sözleşmesinde eşin rızası yanında kefalet akdinin el yazısı ile yazması sureti ile hüküm ifade edeceği, haciz aşamasında …’nın kefaletinin kanuni şartları ihtiva etmemiş olması sebebiyle hükümsüz olduğu gerekçesi ile … yönünden icra kefilliği ve kefaletin iptaline, sair itirazlarının husumet yokluğundan reddine karar verildiği görülmektedir.İİK.’nun 38. maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olup; icra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi yargılamayı gerektirdiğinden, genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak iptali talep edilemez.Ancak, İİK.’nun 38. maddesi uyarınca ilam hükmünde olan icra kefalet işleminin, ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir. Kefaletin şekli anlamda geçersiz olması halinde bile, sadece icra kefiline gönderilen icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekir.Öte yandan, kefalet tutanağının, kefaletin şeklini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesinde belirtilen şartlarda düzenlenmediği, esasen bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğu görülmektedir.Hal böyle olunca, mahkemece, borçlu … yönünden, alacaklının 02.03.2015 tarihli icra emri gönderilmesi talebi üzerine, borçlu …’ya gönderilen icra emri varsa, bu icra emrinin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra kefilliği ile kefaletin iptaline dair hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.