Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15886 E. 2015/20105 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15886
KARAR NO : 2015/20105
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda, satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini istediği, mahkemece, şikayetin reddine ve para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesi uyarınca daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır. Bu durumda anılan maddeye göre tebligat yapılabilmesi için, tebligat yapılan adresin, tebliğ tarihi itibariyle muhatabın ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması zorunludur.
Somut olayda, alacaklı tarafından başlatılan takipte, talimat yoluyla taşınmazın satış işlemlerinin yapıldığı, talimat icra müdürlüğünce, esas icra dairesince bildirilen adrese çıkarılan satış ilanı tebligatının, borçlunun tanınmadığından bahisle tebliğ edilemeden iade edilmesi üzerine, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir.
… Ticaret ve Sanayi Odası’nın 02.03.2015 tarihli yazısının incelenmesinde; borçlu şirketin adresinin 04.11.2009 tarihinden itibaren “…” olarak değiştirildiği belirlenmiştir. Bu durumda borçlu şirketin, tebliğ işleminin yapıldığı tarih itibariyle ticaret sicilinde kayıtlı adresi “…” olduğuna göre, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine herhangi bir tebligat çıkarılmaksızın, önceki adresi olan “…” adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan satış ilanı tebliğ işlemi, aynı maddenin 4. fıkrası hükmüne aykırı olmakla usulsüzdür. Öte yandan mahkemece borçlu şirket temsilcisinin 1. arttırma tarihi olan 13.01.2015 tarihinden sonra 15.01.2015 tarihinde ihaleye konu talimat dosyasının fotokopisini alması nedeniyle, satışın 2. artırmaya kaldığını bu tarihte öğrendiği ve satış ilanı tebliğinin muteber hale gelmiş olduğu kabul edilmiş ise de, borçlu şirketin, ihale konusu taşınmazın 1. açık arttırmadan önce makul süre içinde ihaleden haberdar olmadığı anlaşıldığından satış ilanı tebliğinin, ihaleden haberdar edilme amacına hasıl olduğu gerekçesiyle, muteber hale geldiğinden bahsedilemez .
İİK.nun 127. maddesi gereğince, satış ilanının borçluya tebliği zorunlu olup, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.

O halde mahkemece, ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.