YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16211
KARAR NO : 2015/20704
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu tarafından ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde; “Hukuki dinlenilme hakkı” düzenlenmiştir. Buna göre, davanın taraflarının, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Taraflar “silahların eşitliği ilkesi” gereği iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat hakkına sahiptirler. Hakim tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
Somut olayda mahkemece, şikayetçi vekiline tanıklarını hazır etmesi için kesin süre verildiği, bir sonraki celsede ise anılan vekilin tanıklarını hazırlayamadığını bildirmesi üzerine tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şikayetçi ya da vekilinin tanığını duruşmada hazır bulundurması şeklinde yasal bir yükümlülüğü bulunmadığı gibi, bu konuda kendisine süre verilmesi de doğru değildir. Tanık dinlenmemesi hukuki dinleme hakkının ve adil yargılanmanın ihlali niteliğindedir.
Mahkemece, şikayetçi tanıklarının HMK’nun 240 ve devamı maddeleri gereğince usulünce dinlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.