Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/16673 E. 2015/22438 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16673
KARAR NO : 2015/22438
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu aleyhine limit ipoteğine dayalı olarak başlatılan ilamlı icra takibine karşı borçlu vekilinin süresi içinde icra mahkemesinde, sair şikayetlerinin yanında borca ve faize itirazlarını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK.nun 150/ı maddesine göre; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa … tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti ibraz ederse icra müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar”, yani borçluya icra emri gönderir. Borçlu kendisine gönderilen ihtara 8 gün içinde itiraz etmezse, hesap özetinde bildirilen alacak kesinleştiğinden icra mahkemesinde alacağın esası yönünde bir inceleme yapılamaz. Ancak, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden temerrüt tarihine kadar talep edilen akdi faize ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar talep edilen temerrüt faizine itiraz hakkı vardır. Öte yandan borçlu, hesap kat ihtarı tebliğ tarihinden takibin kesinleştiği tarihe kadar varsa itfa itirazlarını bildirebilir. Ancak itfa itirazının İİK’nun 149/a maddesi göndermesi ile aynı Kanun’un 33/1. maddesinde yazılı nitelikteki belgelerle ispatlanması zorunludur. Ayrıca yapılan itfaların da TBK’nun 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz ve fer’i alacaklara mahsubu gerekir.
Somut olayda borçluya noter aracılığı ile gönderilen hesap özetinin 14.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun hesap özetine 8 günlük süre içinde itiraz etmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, ihtarnamedeki alacak miktarı kesinleşmiş olup, borçlu kesinleşen miktara itiraz edemez. Ancak borçlu tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan hesap hareketlerinde ihtarname tarihi olan 04.06.2014 tarihinden sonra bankaca kredi tahsilatlarının yapıldığı, bunun yanında davalı alacaklı vekilinin 14.04.2015 tarihli duruşmada, hesap kat ihtarının tebliğ edilip borçlu şirketin temerrüde düşürüldükten sonra ödeme anlaşması yapıldığı ancak davacı borçlunun bunu da aksattığı beyanında bulunduğu görülmüştür.
Bu durumda, mahkemece, borçlunun hesap kat ihtarından sonraki ödeme iddiasının, alacaklı vekilinin 14.04.2015 tarihli duruşmadaki beyanı da nazara alınarak bankadan ihtarname tarihinden sonra borçlunun, genel kredi sözleşmesine istinaden, ödemelerinin olup olmadığı sorularak, varsa, yapılan ödemelerin İİK 33 maddesi bağlamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tartışılarak, ödemelerin İİK 33 maddesi kapsamında olduğu sonucuna varılırsa, gerektiğinde, Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.