YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17012
KARAR NO : 2015/27185
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
HMK’nun 26. maddesinde, ”Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez” hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun’un 33. maddesine göre ise, başvurunun hukuki tavsifi hakime aittir.İİK’nun 168/5. maddesinde de; kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun, ödeme emrinin kendisine tebliği tarihinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine başvurarak takibin yapıldığı yer icra dairesinin yetkisine itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır. Yetki itirazının incelenmesi yöntemi ise; anılan Kanun’un 169/a ve 50. maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda yetkili icra dairesinin … İcra Dairesi olduğunu ileri sürerek … İcra Dairesi’nin yetkisine itiraz ettiği görülmektedir.Bu durumda, her ne kadar, mahkemece, istem, icra mahkemesinin yetkisine yönelik itiraz olarak kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmiş ise de; iddianın yukarıda özetlenen içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle başvurunun, İİK’nun 168/5. maddesi kapsamındaki icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine itiraz niteliğinde bulunduğu açık olup; uyuşmazlığın İİK’nun 169/a ve aynı Kanun’un 50. maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mahkemece, borçlunun yetkiye yönelik itirazının incelenmesi ve sonucunda ”borçlunun yetki itirazının kabulüne ve takip dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmesine” ya da ”yetki itirazının reddine” karar verilmesi gerekirken; HMK’nun 26. ve 33. madde hükümlerine aykırılık teşkil edecek şekilde, istek dışına çıkılarak ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.