Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/17185 E. 2015/31215 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17185
KARAR NO : 2015/31215
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, alacaklının icra mahkemesine verdiği şikayet dilekçesinde, borçlunun borç miktarını karşılar menkul mallarının haczi için … İcra Müdürlüğü’ne talimat yazılmasına ilişkin talebinin, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.03.2014 tarih ve 2012/291 Esas 2014/172 Karar sayılı menfi tespit davasında verilen kararın kesinleşmediği gerekçesiyle reddeden icra müdürlüğü işleminin iptalini istediği, mahkemece, icra müdürlüğü işleminin İİK’nun 72/5. maddesine uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 72/5. maddesinde “Dava borçlu lehine hükmü bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir…” hükmüne yer verilmiştir. Anılan hüküm uyarınca menfi tespit davasının borçlu lehine karara bağlanması takibin durması için yeterli olup kesinleşmesine gerek yoktur.
Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu aleyhine 23.09.2011 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin borçlulara 03.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının 17.08.2012 tarihinde …’a alacağını temlik ettiği, temliknamenin borçlu Zerrin’e 04.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği, buna rağmen temlik alacaklınının … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/291 Esas dosyasında görülmekte olan menfi tespit davasına Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca dahil edilmeden alacağın temliki yokmuş gibi davanın görülerek sonuçlandırıldığı görülmektedir. Bu nedenle söz konusu hükmün temlik alacaklısının icra takibini durdurucu bir etkisi bulunmamaktadır. O halde temlik alacaklısının haciz talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü işlemi hukuka aykırı olduğundan anılan işlemin iptaline yönelik şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.