YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17896
KARAR NO : 2015/22571
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Hava Kandemir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takip ile yine çeke dayalı olarak genel haciz yoluyla yapılan takibe karşı borçlunun, muvafakatinin geçerli olmadığını ileri sürerek emekli maaşına konulan haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, takip kesinleştikten sonra muvafakat edilmesi nedeniyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5510 Sayılı Yasanın 93.maddesi; “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez” hükmünü içermektedir.
5510 Sayılı Yasanın 93.maddesinde değişiklik getiren ve 28/02/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Yasanın 32/2-b maddesi gereğince; “Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” Bu düzenleme usule değil, esasa ilişkin olup, İİK.nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir. İİK.nun 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiğinden, takibin kesinleşmiş olması şartıyla 28/02/2009 tarihi ve sonrasında artık borçlunun 5510 Sayılı Yasanın 93.maddesi kapsamındaki gelir-aylık ve ödeneklere ilişkin hacze muvafakati geçerli olacaktır.
Somut olayda, her iki takipte de borçluya ödeme emrinin 03/01/2011 tarihinde tebliğ edildiği, takip kesinleşmeden 04/01/2011 tarihinde borçlunun, emekli maaşından kesinti yapılmasına muvafakat ettiği, bunun üzerine 02/02/2011 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına haciz müzekkeresi yazıldığı, kurumca verilen cevapta; başka hacizlerin bulunduğunun ve dosya haczinin sıraya alındığının bildirildiği görülmektedir.
Borçlunun muvafakati, her ne kadar, 28/02/2009 tarihinde yapılan değişiklikten sonra ise de, hakkındaki takibin kesinleşmesinden önce olup, yukarıda da açıklandığı üzere geçerli değildir.
O halde, mahkemece, her iki takip yönünden şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, takibin kesinleşmesinden önceki muvafakatin geçerli olmadığı hususu gözardı edilerek, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.