Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/18475 E. 2015/31171 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18475
KARAR NO : 2015/31171
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi…tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK.nun 438. ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki şikayetçi…’nin isteğinin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Adi ortaklığın ortağı borçlu… hakkındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlu şirketin alacağı için … ortaklığına İİK. m. 89/1-2-3 haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, haciz ihbarnamelerinin pilot ortak … yerine adi ortaklığa gönderilmesinin yasaya aykırı olduğunu ve tebligatların pilot ortak olmayan borçlu…’nin adresinde yapılmasının usulsüz olduğunu, haciz ihbarnamelerinden 27.12.2012 tarihinde haberdar olduklarını, 89/1 ihbarname tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine ve tüm haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesini istediği; mahkemece birleştirilmesine karar verilen 2013/32 Esas numaralı dava dosyasında ise; adi ortaklığı oluşturan şirketlerden …’nin haciz ihbarname tebligatlarının usulsüz olduğundan bahisle 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 03.12.2012tarihi olarak düzeltilmesine ve tüzel kişiliği bulunmayan …Ortaklığına hitaben düzenlenen haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece şikayetin süre yönünden reddine karar verildiği ve anılan kararın Dairemizin 2014/2468 E., 5167 K. Sayılı ve 25.02.2014 tarihli karar ile HMK’nun 166. maddesi gereğince asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararının usule aykırılık nedeni ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen dosyalardaki şikayetlerin ayrı ayrı reddine karar verilmiş ve yerel mahkeme kararının şikayetçiler tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (Joint Venture’nin) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Ortaklar, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm varlıklarıyla sorumludurlar. Ancak gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır (Prof. Dr. Baki Kuru icra ve iflas Hukuku EI Kitabı 2004 bas. Sahife 137 HGK. nun 08.10.2003 tarih ve 2003/12¬574 E 2003/564 K. sayılı içtihadı).
İİK’nun 89. maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamesinin muhatabı olan adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliği olmadığından, adı geçenin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Ehliyetsizliğe ilişkin bu durum kamu düzeni ile ilgili olup re’sen dikkate alınmalıdır. Ayrıca bu hususu adi ortaklığı oluşturan ortaklardan herbiri şikayet konusu yapabilir. Bu nedenlerle İİK’nun 89. maddesine göre çıkartılan haciz ihbarnameleri yok hükmünde olup, iptaline yönelik başvuru da süreye tabi değildir.
O halde mahkemece, asıl ve birleşen davadaki şikayetin kabulü ile haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.