Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/18583 E. 2015/31169 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18583
KARAR NO : 2015/31169
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte, şikayetçi icra kefilinin, icra kefaleti ve buna bağlı olarak alınan borç ödeme taahhüdünün geçersiz olduğunu ileri sürerek kefalet ve taahhüt işleminin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, TBK’nun 583/1. maddesine uygun olarak eşin kefalete rızasının bulunmadığı ve kefalete ilişkin kısmın borçlunun el yazısı ile yazılmadığı gerekçesi ile şikayet kabul edilerek icra kefaleti ve icra kefili adına düzenlenen icra emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 38. maddesine göre, icra kefaletleri ilam niteliğinde olup, icra kefiline icra emri gönderilir. Ancak, usulüne uygun olarak verilen icra kefaleti ilam hükmünde sayılır. İcra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak iptali talep edilemez.
Ancak, İİK’nun 38. maddesi uyarınca icra dairesindeki kefaletler, müteselsil kefalet niteliğinde olup, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tâbidir. Buna göre ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir.Bu nedenle de somut olayda olduğu gibi icra emri tebliği üzerine İİK’nun 16. maddesine göre şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulması halinde, mahkemece, …’nun 581 ve devamı maddeleri kapsamında icra kefalet işleminin İİK’nun 38. maddesi uyarınca ilamlı icra takibine konu edilip edilmeyeceği değerlendirilerek, ilamlı takibe konu edilemeyeceğinin belirlenmesi halinde, kefaletin geçersizliğine veya iptaline değil, sadece bu kefalete dayalı olarak gönderilen icra emrinin iptaline karar vermekle yetinilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece de yasaya uygun olarak kefalet işleminin …’nun kefalete ilişkin hükümlerine uygun olarak yapılmadığı ve kefaletin şekil koşullarını taşımadığı belirlendiğine göre, icra emrinin iptaline karar vermekle yetinmek gerekirken icra kefaletinin de iptaline karar verilmesi isabetsiz olup mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/367 E., 2015/346 K. sayılı ve 10.04.2015 tarihli kararının hüküm bölümünün ilk cümlesinde yer alan “… icra kefaletinin ve…” sözcüklerinin karar metninden çkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.