YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18746
KARAR NO : 2015/30601
KARAR TARİHİ : 07.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 15.06.2010 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığı, … icra emrinin tebliği ve takibin kesinleşmesinden sonra 13.01.2014 tarihinde borçlunun şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda takibin kesinleşmesinden sonra uygulanan faiz oranının çok yüksek olduğunu, yapılan ödemeler ile dosya borcunun tamamen ifa edildiğini belirterek itfa şikayetinde bulunduğu, mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında bilirkişi tarafından düzenlenen raporda göre şikayet tarihi itibariyle bakiye dosya borcunun 584.601,90 TL olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (…)’nun 88. maddesindeki; “Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz” hükmünü içermesinin yanı sıra, temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde de aynen; “Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu’nun 2. maddesinde; “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır” denildikten sonra, görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlığını taşıyan 7. maddesinde aynen “Türk Borçlar Kanunu’nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır.” düzenlemesi getirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; uyuşmazlığın çözümü
bakımından takip tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan ve halen devam eden takiplerde de uygulanması gereken hükümleri içeren 6098 sayılı … 88 ve 120. maddelerinin ve 6101 sayılı yürürlük Kanunu’nun somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının irdelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.
…’nun 88 ve 120. maddelerinin düzenleniş amacı ve niteliği gözetildiğinde, emredici nitelik taşıdığının kabulü gerekir. O halde faize ilişkin …’nun 88 ve 120. maddelerinin uygulama şeklinin irdelenmesinde; ….nda “temerrüt faizi” başlıklı 120. maddedeki düzenlemeye göre, uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmış ise, sözleşme ile kararlaştırılan yıllık temerrüt faiz oranının, 120. maddenin birinci fıkrası uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Somut olayda; takibin 04.12.2008 tarihli ödünç sözleşmesi ve 04.12.2008 tarih ve 34193 yevmiye numaralı ipotek resmi senedine dayalı olarak başlatıldığı, ipoteğin ödünç alınan 125.000 TL borca karşılık kesin borç ipoteği olarak tesis edildiği, ödünç sözleşmesi ve ipotek resmi senedinde temerrüt faizinin yıllık %225 olarak kararlaştırıldığı, takip talebi ve … icra emrinde ise 110.662,50 TL asıl alacağın takip tarihinden itibarin işleyecek yıllık %180 temerrüt faizi ile tahsilinin istenildiği, borçlu tarafından takip tarihinden sonra işleyecek faiz oranına yönelik herhangi bir şikayet ve itirazda bulunulmadığı ve takibin mevcut hali ile kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, bakiye dosya borcunun hesaplanmasında, takip tarihinden sonra işleyecek faiz oranının, takip tarihi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlük tarihi arasında takipte kesinleşen faiz oranı olan yıllık %180 oranının uygulanmasına, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise aynı yasanın 120. maddesi dikkate alınarak belirlenecek temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiğinden, bilirkişiden ek rapor alınarak bakiye dosya borcu bulunup bulunmadığının tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken anılan yasa hükümleri göz ardı edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.