YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19593
KARAR NO : 2015/31157
KARAR TARİHİ : 10.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının, borçlu … hakkında temlikname ve …üyeliğine ilişkin sözleşmeden kaynaklanan üyelik aidatların tahsili için başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, şikayetçi …Şirketi vekili icra mahkemesine başvurusunda; muhatabı takip borçlusu şirket olan tebligat zarfı üzerinde şikayetçi şirket adresinin yazılı olması nedeni ile şirket çalışanı tarafından sehven kabul edildiğini, bilahare tebligat evrakını icra dairesine iade ettiklerini, müvekkili şirket ile bu dosyanın muhatabı olan “…”nin birbirinden farklı ve bağımsız tüzel kişilikler olduğunu, müvekkilinin güncel adresinin tebligat yapılan adres olup, bu unvanı taşıyan tüzel kişilikle ilgisi bulunmadığını; “…”in 2008 yılı itibarı ile kapatılmış bir irtibat ofisi olduğunu, tebligatın borçlunun yetkili temsilcisine yapılmaması ve Tebligat Kanunu’nun 12. maddesindeki prosedür işletilmek yerine tebligatın şikayetçi şirkete bırakılması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğunu; şikayetçi şirket adresine tebliğ edilen ödeme emri iptal edilmedikçe alacaklının şirket adresine hacze gelme olasılığı bulunduğundan, tebligatın usulsüzlüğüne dair bu şikayette ve ödeme emrinin iptalinin istenmesinde müvekkili şirketin hukuki menfaati bulunduğunu ileri sürerek ödeme emrinin usulsüzlüğüne karar verilerek iptaline karar verilmesini istediği; mahkemece şikayetçinin takip borçlusu olmayıp 3. kişi olduğu gerekçesi ile şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacı-borçlu… ile müvekkili şirket arasında takip dayanağı üyelik sözleşmesinin imzalandığını, adı geçen borçlunun 2005-2012 yılları arasında üyelik bedelini ödemediğini, takip öncesinde gönderilen ihtarnamenin de aynı adreste tebliğ olmasına karşın, borçlunun ödeme emri gibi ihtarnameyi de sehven tebliğ aldıklarını beyan ettiğini savunarak, (davacının) borçlunun hukuka aykırı ve dayanaksız şikayetinin reddine karar verilmesini istediği görülmektedir.
Bu durumda, iddia, savunma, mahkeme ve takip dosyası kapsamındaki belgelere göre, şikayete konu ödeme emri tebligatının şikayetçi şirket adresine gönderilmiş olduğu sabit ve alacaklının şikayetçiyi borçlu sıfatı ile takip iradesini de açıkça beyan ettiği anlaşıldığına göre, mahkemece bu hususta tarafların beyanları alınıp buna dair gösterecekleri belge ve deliler incelenerek sonucuna göre şikayetçinin hukuki yararı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek bir karar vermek gerekirken, açıklanan bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.