Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/20946 E. 2015/23489 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20946
KARAR NO : 2015/23489
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlular aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçluların takip konusu senedin alacaklı banka ile aralarında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince teminat amaçlı düzenlendiği ve sonradan doldurulduğu, mükerrer takip yapıldığı iddiası ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
Başvuru bu hali ile İİK’nun 168/5 maddesinde duzenlenen borca itirazdır.Borca itiraz İİK’nun 169/a maddesinde belirtilen usule göre icra mahkemesince incelenir.
Ancak ne varki; aynı alacak için, kambiyo senedi verilmesi halinde, alacaklı tarafından genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinden ayrı olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başvurulması da mümkündür.
Somut olayda; alacaklı tarafından önce Çine İcra Müdürlüğ’nün 2014/1090 – 2015/84 – 2015/124 Esas sayılı dosyasında; ticari kart sözleşmesi ve kredi üyelik sözleşmesine dayanarak borçlular hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığı, daha sonra aynı alacaklı tarafından borçlular aleyhinde Çine İcra Müdürlüğü’nün 2015/187 Esas sayılı dosyası ile aynı alacak için verilmiş bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmakta olup; tahsilde tekerrür olmaması kaydının itiraz konusu takipteki takip talebi ve ödeme emrine şerh düşüldüğü gözetildiğinde, yukarıda belirtildiği üzere, mükerrer takip yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Öte yandan HGK’nun 14.3.2001 tarih ve 2001/12-233 sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve 2001112-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Borçlular, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve teminat olarak verildiği hususunda, İİK’nun 169/a maddesine uygun yazılı belge sunmamıştır. Taraflar arasında düzenlenen kredi genel sözleşmesinde ve ticari kart sözleşmesinde dayanak senedin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Alacaklının “tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” takip yapması senedin teminat amaçlı alındığını kabul ettiği anlamına gelmez. Borçlunun isteminin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken sonuçta istemin yerinde olmayan bir gerekçe ile de olsa reddine karar verildiğine göre sonucu doğru kararın belirtilen bu gerekçe ile onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçluların temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.