YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21060
KARAR NO : 2015/27820
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/07/2014
NUMARASI : 2014/706-2014/785
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 12/05/2015 tarih, 2015/2877 Esas – 2015/13307 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, haczedilen mahcuzların taşınmaz rehni kapsamında kaldığından, mütemmim cüz ve teferruat olması sebebiyle taşınmazdan ayrı haczedilemeyeceğine ve haczin kaldırılmasına ilişkindir.
İcra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden kesin hüküm teşkil ederler. Mahkemece hükme esas alınan Gerede İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/41 E., 2014/21 K. sayılı kararının borçlunun fabrikasında usulsüz haciz yapıldığı, haczedilen menkullerin fabrikanın mütemmim cüzü olduğunu ve değer tespitine itiraz etmeleri üzerine, mahkemece değer tespitine itiraz olark değerlendirilerek itirazın reddine ilişkin karar olduğu, dolayısıyla önceki itiraz hakkında verilen kararın bu şikayet yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır.
TMK’nun 684. maddesi taşınmaz ipoteği taşınmazın bütünleyici parçalarını, 686. maddesi ise eklentilerini de kapsadığını hüküm altına almıştır.
Kural olarak eklentinin taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür. Zira, eklentinin taşınmaz yok edilmeden, zarara uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılması mümkündür. Ancak İİK’nun 83/c maddesi gereğince taşınmaz üzerinde ipotek bulunması halinde, teferruatın, taşınmazdan ayrı haczi mümkün değildir. Bu maddenin uygulanabilmesi için, mahcuzun ipotek akit tablosunda yazılı olması yetmez. TMK’nun 686. maddesinde tarif edilen şekilde eklenti niteliğini taşıması zorunludur.
Türk Medeni Kanunu’nun 686. maddesine göre teferruat niteliğinde olduğu anlaşılan mahcuzlar rehin kapsamında kaldığından ipotek akit tablosunda yazılı olmasalar dahi İİK’nun 83/c hükmü uyarınca haczedilemezler.
O halde mahkemece, yukarda belirtilen ilkeler ışığında, İİK’nun 83/c maddesi kapsamında, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 12.05.2015 tarih ve 2015/2877 E.-2015/13307 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 01.07.2014 tarih ve 2014/706 E.-2014/785 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 12/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.