Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/2133 E. 2015/12605 K. 05.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2133
KARAR NO : 2015/12605
KARAR TARİHİ : 05.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yolu ile yapılan takipte, alacaklı vekili, borçlu tüzelkişi tarafından yapıldığı kabul edilen itirazın hukuken geçerli olmadığını, icra müdürlüğü tarafından posta yoluyla yapılan itirazın, takip ehliyetine sahip kişi tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını ileri sürerek takibin durdurulması kararının iptalini istediği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüzel kişiler aleyhine yapılan icra takibinde borçlu tüzel kişinin organı(temsilcisi) ödeme emrine itiraz edebilir. İtiraz eden kişiden, borçlu tüzel kişinin temsilcisi olduğuna dair yetki belgesini göstermesi istenir. Yargıtay 12. HD. 13.10.2000 T. 13723/15090 sayılı kararında “..itiraz tarihi itibariyle borçlu kooperatife temsil ve ilzama yetkili olanlardan sadece birisi tarafından yapılan itiraz başvurusunun, diğer temsilcilerin buna karşı çıktığı ve icazet vermediği kanıtlanamadığı sürece ‘acele işler’ den olduğu benimsenerek, diğer temsilcilerin buna icazet verdiğinin kabulü gerekeceğini” belirtmiştir.
İİK’nun 18/3. maddesi gereğince, aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.
Alacaklının, posta yoluyla gönderilen itirazın borçlu adına takip ehliyetine sahip kişi tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını ileri sürdüğü göz önüne alındığında, şikayetin duruşmalı olarak incelenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece şikayetin mahiyeti dikkate alınarak duruşma açılması, taraflara diyeceklerinin ve delillerinin sorulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.