YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2155
KARAR NO : 2015/12614
KARAR TARİHİ : 05.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı …. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu icra mahkemesine başvurusunda; alacaklı taraf ile 04.03.2013 tarihli taahhüt sözleşmesi imzaladıklarını, kendileri ile alacaklı tarafta olan taahhütte imzaların tam olduğunu, taahhüt sözleşmesi gereği İİK’nun 111. maddesine göre takibin durması gerekirken haciz işlemleri yapıldığını, taahhütden sonra haciz işlemleri yapılamayacağını ileri sürerek duran takibe rağmen yapılan haciz işlemlerinin kaldırılmasını istemiş, mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise 04.03.2013 tarihli taahhüt sözleşmesine göre borcun düzenli olarak ödendiği belirtilerek şikayet kabul edilmiş, anılan taahhüdün İİK’nun 111. maddesindeki şartları taşıyıp taşımadığının araştırılmadığı görülmüştür.
Somut olayda ödeme emrinin borçluya 04.07.2012 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu hakkında haciz işlemleri uygulandıktan sonra muteriz borçlunun 04.03.2013 tarihli taahhüt ile borcu 35 taksit halinde ödeme teklifinde bulunduğu, takip dosyası arasında bulunan taahhüt de alacaklı imzasının bulunmadığı, taahhüdün alacaklı tarafından 20.05.2013 tarihinde kabul edildiği, taahhüt tarihi 04.03.2013 ile alacaklının taahhüdü kabul ettiği 20.05.2013 tarihi arasında borçlu hakkında 28.03.2013 tarihli haciz işlemi yapıldığı anlaşılmıştır.
Borçlunun hacizden sonra yaptığı taksitle ödeme taahhüdü İİK’nun 111. maddesindeki 1. ve 2. fıkrasındaki şartlara uygun değil ise, bununla icra takibi olduğu yerde durmaz. Fakat borçlunun İİK’nun 111. maddedeki 1.ve 2. fıkradaki şartlara uygun olmayan taksitle ödeme taahhüdünün (teklifinin) alacaklı tarafından kabul edilmesi halinde alacaklı ile borçlu arasında bir taksit anlaşması yapılmış olur. Bu halde de borçlu taksitleri anlaşmaya göre zamanında ödediği sürece borçlunun hacizli malları satılamaz ve satış isteme süreleri işlemez. Fakat alacaklı İİK’nun 111. maddesindeki 1.ve 2. fıkradaki şartlara uygun olmayan böyle bir taksitle ödeme teklifini kabul etmez ise borçlunun hacizli malları satılır (Prof. Dr. Baki Kuru, İİK El Kitabı 2.Baskı sf:615-616).
Alacaklının rızasına bağlı taksitli ödeme teklifinde alacaklının hazır olmadığı durumda, icra dairesince alacaklıya bir yazı (muhtıra) ile bildirilir. Alacaklı, borçlunun taksitle ödeme teklifini kabul ettiğini icra dairesine bildirirse icra dairesi de bunu (kabul muhtırasını) bir yazı ile borçluya bildirir ve böylece taksitle ödeme anlaşması yapılmış olur.
Takip dosyası sureti incelendiğinde, anılan taahhüt işleminde alacaklının imzasının bulunmadığı, şikayet dilekçesi ekinde sunulan taahhütnamede ise alacaklı vekilinin imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece anılan taahhüt işleminin İİK’nun 111/3. fıkrasında belirtilen şekilde alacaklının rızasına bağlı olması nedeniyle, taahhütname aslı incelenerek alacaklının taahhütname aslında imzası olup olmadığı ve taahhüdün İİK’nun 111/3. fıkrasında belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı, taksitlerin zamanında ödenip ödenmediği hususu araştırılarak, taahhüt sözleşmesinin oluştuğu tarih tespit edilip, taahhüdün İİK’nun 111/3. maddesindeki şartları taşıdığı kabul edildiği takdirde, taahüdün oluştuğu tarihten itibaren borçlu hakkında uygulanan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile şikayetin kabulü isabetsizdir.
Öte yandan İİK’nun 18/3. maddesine göre; “icra mahkemesi …. duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır.”
Mahkemece şikayetin mahiyetine göre İİK’nun 18. maddesi gereğince duruşma açıldığı halde alacaklıya duruşma günü bildirir davetiye tebliğ edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan, karşı tarafa delillerini mahkemeye ibraz etmeleri için imkan tanınmadan karar verilmesi usule aykırı olduğu gibi, anılan taahhüt işlemi sadece taahhüt de bulunan borçlu yönünden sonuç doğurmasına rağmen, diğer borçlu Vahit Pıçak adına kayıtlı 07 BUS 63 plaka sayılı araç üzerindeki haczin kaldırılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.