Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/247 E. 2015/12526 K. 05.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/247
KARAR NO : 2015/12526
KARAR TARİHİ : 05.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında 3 adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde; örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine, borçlunun yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurusunda imzaya ve borca itiraz ettiği, mahkemece; imzaya itirazın kabulü ile borçlu yönünden takibin durdurulmasına ve alacaklı aleyhine asıl alacağın %20’si oranında tazminata ve %10’u oranında para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
6102 Sayılı TTK’nun 776/1-f maddesi gereğince, senette düzenleme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanunun 777/4. maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Düzenleme yeri olarak, idari birim adı (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. 14.12.1992 tarih ve 1991/1 E, 1992/5 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıklandığı üzere kısaltılmış olarak yazılan keşide yerinin kabul edilebilmesi için bunun belirgin ve duraksamaya mahal bırakmayacak bir yeri göstermesi gereklidir.
Somut olaya bakıldığında, takip dayanağı bonolardan 25.12.2013 tanzim, 26.03.2014 vade tarihli 10.000 TL bedelli bonoda tanzim yerinin olmadığı, keşideci adı soyadı altında yazılı olan “…..” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği, ve dolayısıyla keşide yeri olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşıldığından, TTK’nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı sonucuna varılmalıdır.
Bu durumda; mahkemece, İİK.nun 170/a maddesi uyarınca takibe konu 25.12.2013 tanzim, 26.03.2014 vade tarihli 10.000 TL bedelli senet kambiyo vasfında olmadığından bu senet yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi belirtilen nedenle doğru bulunmamış ise de; inceleme konusu karar alacaklı tarafından temyiz edildiğinden aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Ancak İİK.nun 170/a maddesinde öngörülmediği halde alacaklı aleyhine kambiyo senedi vasfını haiz olmayan 26.03.2014 vade tarihli 10.000 TL bedelli senet bedeli yönünden tazminat ve para cezasına hükmedilmesi doğru olmadığından, kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; anılan yanlışın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın, kambiyo senedi vasfını haiz takip dayanağı diğer bono bedelleri toplamı olan 28.000 TL asıl alacak üzerinden alacaklı aleyhine %20 oranında tazminat ve %10 para cezasına hükmedilmesi yönünde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.04.2014 tarih 2014/181 E., 2014/392 K. sayılı kararının hüküm bölümünün tazminata ilişkin 3. paragrafınında yer alan “Takibe konu asıl alacağın % 20’si oranında tazminatın davalı alacaklıdan alınarak davacı borçluya verilmesine” cümlesinde yer alan “Takibe konu asıl alacağın % 20’si oranında” ibarelerinin silinerek karar metninden çıkarılmasına, yerine “5.600,00 TL” ibaresinin yazılmasına, hüküm bölümünün 4. paragrafında yere alan “Takibe konu asıl alacağın %10’u oranında para cezasının davalıdan tahsiline” cümlesinde yer alan “Takibe konu asıl alacağın %10’u oranında” ibaresinin silinerek karar metninden çıkarılmasına yerine “2.800,00 TL” ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile İİK.’nun 366. ve HUMK.’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.