Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/25455 E. 2015/25553 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25455
KARAR NO : 2015/25553
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ : Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/07/2014
NUMARASI : 2014/205-2014/219

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi şirket vekili, takip borçlularının müvekkili şirkette bulunan hisseleri üzerine haciz konduğu ve şirket sicil kaydına bu şerhin işlendiğini, şirket paylarının İİK’nun 94. maddesine göre haczedilebileceğini; oysa anılan hacze ilişkin şirkete bir bildirim yapılmadığı gibi borçluların şirketin kuruluşundan bu yana şirkette hiç bir zaman hissedar olmadıklarını bildirerek müvekkili şirketin İstanbul Ticaret Odası nezdindeki sicil kaydına konan haczin kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda …/… haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye 10.01.2011 tarihinde tebliğ edildiği, 6102 Sayılı TTK’nun 133/2. maddesine göre şirket paylarının haczedilebileceği gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6102 Sayılı TTK’nun 133. maddesinin ikinci bendine göre alacaklılar sermaye şirketlerin de borçlulara ait olan senede bağlanmış veya bağlanmamış payların 09.06.1932 tarih ve 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilir. Haciz istek üzerine pay defterine işlenir. Bu hüküm sermaye şirket hisse haczinin İcra ve İflas Kanununa göre yapılması gerektiğini öngörmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 94. maddesi senede bağlanmamış (Çıplak pay) anonim şirket hisselerinin nasıl haczedileceğini düzenlemektedir.
İİK’nun 94/1. maddesinde açıkça; “…Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmuhaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir . Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. ” hükmü yer almaktadır.
Anonim şirketlerde hisse senedi çıkarılması zorunluluğu yoktur. Hisse senedi çıkarılmış ise, bu hisse senetleri, İİK’nun menkul mallarla ilgili haciz ve muhafaza hükümlerini düzenleyen 88. maddesi uyarınca icra müdürlüğünce haczedilebilir ve muhafaza altına alınabilir. Hisse senedi çıkarılmamış ise, borçlunun 3. kişi nezdinde bulunan ve henüz kıymetli evraka bağlanmamış hisse hakları, İİK’nun 94. maddesi gereğince icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur;ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır.

Anonim şirket çıplak pay haczi şirkete tebliğ edilecek bir haciz müzekkeresi ile olabileceği gibi İİK.’nun 89. maddesi hükmü uyarınca şirkete tebliğ edilecek bir haciz ihbarnamesi ile de olabilir. Anonim şirket hisseleri hisse senedine bağlanmış ise İİK.’nun 88. maddesine göre bu senetlerin icra müdürlüğünce haczedilip muhafaza altına alınarak haczi yapılabilirken, merkezi kayıt kuruluşu üyesi banka ya da aracı kuruluşlara borçlunun hisselerinin haczi için 89 haciz ihbarnamesi gönderilerek haciz yapılması da mümkündür.
Somut olayda, 3. kişi K… Demir San Dış Tiç A.Ş’ne 03.01.2011 tarihinde gönderilen ../… haciz ihbarnamesinde, takip borçluları A.. A.. ve C… Ö…’in “doğmuş doğacak hak ve alacaklarının haczedildiğinin bildirildiği; borçluların sözkonusu şirketteki şirket hisselerinin veya hisse senetlerinin haczedildiğine ilişkin bir bildirimin sözkonusu olmadığı görülmektedir. 3. kişi şirket tarafından 89/1 haciz ihbarnamesine karşı yasal 7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra 18.01.2011 tarihinde verilen cevapta, borçluların şirket nezdinde doğmuş, doğacak hak ve alacaklarının bulunmadığı beyan edilmiştir.
Diğer taraftan …/… haciz ihbarnamesi ile aynı tarihte (03.01.2011) İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne yazılan yazıda; borçluların şirket hisselerinin haczedildiği ve sicil dosyasına tescilinin yapılması istenmiştir. Alacaklının talebi ile 3. kişi şirkete gönderildiği anlaşılan bila tarihli haciz yazısı ile borçluların şirket hisselerinin haczedildiği bildirilmiş; ancak bila tarihli bu bildirimin 3. kişiye ne zaman tebliğ edildiğine dair tebligat parçasına dosya muhtevasında rastlanamamıştır. Bununla birlikte, 3. kişi 18.03.2011 tarihinde icra dosyasına sunduğu dilekçede, borçluların şirket hissedarı olmadıklarını beyanla bu hususta Ticaret Sicili Gazetesi sunmuştur.
O halde mahkemece, şikayetin mahiyeti nazara alınarak duruşma açılarak, tarafların usulünce duruşmaya daveti ile şikayetçinin iddiaları ve buna karşılık takip alacaklısının savunmaları üzerinde durularak bu hususta gösterecekleri deliller değerlendirilmek suretiyle, yukarıda sözü edilen borçluların şirket paylarının haczine dair 89 haciz ihbarnamesi ile bila tarihli haciz müzekkeresinin şikayetçi 3. kişi şirkete tebliğ tarihi itibarı ile borçluların şikayetçi şirkette hisseleri bulunup bulunmadığı, var ise bu hissenin hisse senedine veya ilmühabere bağlanıp bağlanmadığı hususları yukarıda belirtilen ilke ve kurallar gözününe alınarak tespit edildikten sonra İİK’nun 94. ve 88. maddeleri uyarınca irdelenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilerek şikayetin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Şikayetçi üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.