YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2577
KARAR NO : 2015/6590
KARAR TARİHİ : 19.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi tarafından diğer fesih nedenleri ile birlikte satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğu ve taşınmazların tarla vasfında iken imar durumunda değişiklik olarak arsa haline geldiği, turizm alanına dönüştürülerek değerlerinin arttığı ileri sürülmek suretiyle 24.02.2014 günü yapılan taşınmaz ihalelerinin feshi talep edilmiş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Şikayetçinin takipte taraf olmadığı, ihale konusu taşınmazlarda hissedar olması sebebi ile tapu sicilindeki ilgili ve 239 parsel sayılı taşınmazda ihale alıcısı olduğu görülmüştür.
Feshi istenen 239 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede:
İİK’nun 133. maddesi gereğince işlem yapılmış olması veya bir başka ihale yapılmış olması, aynı Kanunun 134. maddesine göre yargılama yapılmasını engellemez. Alıcının İİK’nun 133. maddesi hükmüne göre sorumlu olması, farklı kuralları ve hukuki sonuçları içeren aynı Kanunun 134. maddesine dayanılarak açılan fesih davasının incelenmesine mani teşkil etmeyeceği gibi, kesin hüküm de oluşturmaz. İİK’nun 134 ve 133. maddelerine dayanan fesihler ayrı ayrı sebeplere bağlı olup, farklı hukuki sonuçlar doğurur.
Somut olayda 239 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 24.02.2014 tarihli ihalede, ihale alıcısı şikayetçi … olup, ihale bedelini verilen 10 günlük sürede yatırmadığından, icra müdürlüğünce en yüksek ikinci teklif verene muhtıra çıkartılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece 239 parsel sayılı taşınmaza ilişkin ihale ile ilgili işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan feshi istenen 246 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede ise;
Artırmaya çıkarılan bir taşınmazın tapu kaydındaki son durumunun şartnamede açıkça gösterilmesi ve böylece artırmaya giren kişilerin, taşınmazın imar durumunu ve miktarını bilerek artırmaya girmeleri sağlanmalıdır. Satışa konu taşınmazların tapu kaydındaki söz konusu değişikler değer artırıcı nitelikte ise yeni imar planı ve son tapu kaydı sorulmadan ihale yapılması, ihalenin feshi nedenidir.
Şikayetçi vekilince 246 numaralı parselde kayıtlı taşınmazın imar durumunun ihale tarihinden önce, tarla iken arsaya dönüşmek suretiyle parsel numarasının, yüzölçümünün ve değerinin önemli ölçüde değiştiği ileri sürülmüş olup, bu husus şikayetçinin menfaatine olacağından şikayet konusu yapılabilir.
İİK’nun 127.maddesine göre; satış ilanının birer sureti, borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan alakadarların tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması halinde, varsa adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat adresleri olarak kabul edilir. Bunların dışında ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetedeki satış ilanı tebligat yerine geçer.
Bu durumda anılan madde uyarınca tapu sicilinde adresi bulunan ilgiliye satış ilanının tebliğ edilmemesi ya da usulsüz tebliği başlı başına ihalenin feshi nedenidir.
Somut olayda ihale konusu 246 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, şikayetçi ile aynı isimde bir başka hissedarın daha olduğu, şikayetçi …’ın … oğlu …, diğer hissedarın ise … oğlu … oldukları, tapudan verilen adres bilgilerinde baba adı ya da vatandaşlık numarası belirtilmeden adres bilgisinin verildiği, buna göre satış ilanı tebligatında da bu bilgilere yer verilmeden “…” isimine çıkartıldığı, satış ilanının 24.12.2013 günü muhataba bizzat tebliğ edildiği görülmektedir.
Şikayetçi vekilinin iddiası, satışların ihale günü öğrenildiği, dosyada vekaleti bulunan ve satışa hazırlık işlemlerine vakıf olan …’ın … oğlu … olduğu yönündedir. Satış kararına ilişkin şikayet dosyası içinde yer alan vekaletnamenin de diğer hissedar … oğlu … adına düzenlendiği, şikayetçi … oğlu … ya da onun adına vekili tarafından herhangi bir başvuru yapılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, 24.12.2013 günü satış ilanı tebliğ edilen …’ın şikayetçi olan … oğlu … olup olmadığı tespit edildikten sonra, tebligatın şikayetçiye yapıldığı anlaşılır ise, şikayetçinin satıştan haberi olduğu halde taşınmazın imar durumuna ilişkin değişikliği ihaleden önce süresinde şikayet konusu yapmamış olması nedeni ile başkaca fesih nedeni de bulunmadığından şikayeti reddetmektir. Şayet tebligat yapılan şahıs şikayetçi değil de aynı isimde tapu sicilindeki diğer ilgili ise bu durumda da şikayetçinin satışı daha evvel öğrendiği ispat edilemediğinden, taşınmazın imar durumunda ve yüzölçümünde bir değişiklik olup olmadığı yöntemince araştırılarak, söz konusu taşınmazın ihalede esas alınan imar durumu ile değişen hali arasında şikayetçi lehine bir miktar artışı varsa ve bu artışa göre ihale bedeli ihale konusu hisseye düşen muhammen bedelin yüzde yüzünü aşmıyorsa zarar unsuru da oluşacağından bu hususun, taşınmazın değerinde önemli ölçüde artışa neden olacağı ve yeniden kıymet takdiri yapılmasını gerektireceği nazara alınarak ihalenin feshine karar verileceği göz önünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile 246 parsel yönünden de istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.