Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/26131 E. 2015/29483 K. 26.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26131
KARAR NO : 2015/29483
KARAR TARİHİ : 26.11.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı banka tarafından asıl kredi borçlusu … ile ipotek veren taşınmaz maliki … hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiği ve örnek 6 numaralı icra emrinin düzenlenerek gönderilmesi üzerine, borçlular vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda; borçlulara noter marifeti ile gönderilen ihtarname ve hesap özetinde kesinleşen alacağın 105.976.06 TL olduğu halde, takipte 159.251,80 TL asıl alacak istenmesinin doğru olmadığını, aynı ipoteğe dayalı olarak evvelce başlatılan ancak İİK’nun 150/e maddesi hükmüne göre düşen takipte yapılan ödemeler ile muhtelif diğer ödemelerin alacaktan düşülmediğini ileri sürerek icra emrinin iptaline karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, hesap özetinde belirtilen alacak miktarının itiraz edilmediği için kesinleştiği, harici ödemelerin düşülerek asıl alacak için takip tarihine kadar işleyen faiz miktarı ile toplam alacak bulunarak talep edildiği ve bu şekilde takibe geçilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçe gösterilerek istemin reddine karar verilmiştir. İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca; krediyi kullandıran tarafça, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde ihtardaki borç miktarı kesinleşir. Ancak, böyle bir durumda, borçlu, ihtarnamedeki kesinleşen borç miktarına takip tarihine kadar işletilen faiz miktarına ve faiz oranına itiraz edebilir.
Öte yandan, ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Kredi asıl borçlusunun kendisine noter aracılığı ile gönderilen hesap özetine 8 gün içinde itiraz etmemesi halinde ihtarda belirtilen miktar kesinleşir ve bu durumda itiraz nedenlerinin İİK. nun 149/a ve 33.maddelerinde öngörülen koşullara göre kanıtlanması zorunlu hale gelir.Somut olayda, borçlular adına çıkarılan … 3. Noterliği’nin 18.05.2010 tarihli hesap kat ihtarının, borçlu …’a 24.05.2010 tarihinde, ipotek veren taşınmaz maliki …’a ise çarşıda olduğundan bahisle aynı konutta oturan eşi … imzasına 22.02.2011 günü tebliğ edildiği ve anılan hesap kat ihtarına borçlular tarafından itiraz edilmediği anlaşılmaktadır.Buna durumda, İİK.nun 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmiş olmakla alacak miktarına yönelik iddiaların icra mahkemesinde ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak; İİK.nun 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 33/1-2 maddesine göre itfa ve imhal nedeniyle icranın geri bırakılması talep edilebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığı ve itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçlunun temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarı, ayrıca işleyecek faiz oranı şikayet konusu yapabilir.Borçlular ihtarnameye itiraz etmediklerinden ihtarda belirtilen 105.976.06 TL borç miktarı kesinleşmiştir. Alacaklı, asıl alacak tutarına kredi sözleşmeleri, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarı hükümleri dikkate alınarak hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten temerrüt tarihine kadar akdi faiz, bu tarihten sonrası için takip tarihine kadar da temerrüt faizi isteyebilir. Ne var ki; icra emrinde talep edilen asıl alacak miktarının 159.251,80TL olduğu ve alacaklının takip tarihine kadar işlemiş faiz ya da temerrüt faizi adı altında herhangi bir talebinin bulunmadığı görülmektedir.Şu hale göre, kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarnamesi birlikte değerlendirildiğinde, takipte istenen asıl alacak miktarının ihtarname kesinleşen 105.976,06 TL asıl alacağın üzerinde olduğu ve takipte, ihtarnamede kesinleşen asıl alacak miktarının üzerinde bir asıl alacak talep edilemeyeceğine göre; mahkemece, borçluların 150/e maddesi uyarınca düşen önceki takipte yapılan ödemeleri bulunması halinde bu ödemelerle, varsa diğer ödemelerin dikkate alınarak Yargıtay denetimine olanak tanıyacak biçimde bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınması ve takip konusu yapılabilecek asıl alacak miktarının tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.