Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/26513 E. 2016/3469 K. 11.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26513
KARAR NO : 2016/3469
KARAR TARİHİ : 11.02.2016

##########
MAHKEMESİ :##########İcra Hukuk Mahkemesi
##########
##########
##########
##########

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının (REDDİNE);
2-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı … tarafından başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus takipte örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde Keşideci muteriz- borçlu … Mikronize Kalsit Madencilik İş. Ma. Oto. ve Hayv.San. Tic. Ltd. Şti. vekili icra mahkemesine yaptığı başvurusunda, sair şikayet nedenleri yanında, dayanak çeklerin, keşideci ve dava dışı lehdar …. Mad.Kim. İnş. Nakl. San. Tic.Ltd. Şti. arasında imzalanan 31.12.2012 tarihli karşılıklı edimleri öngören sözleşme uyarınca verildiğini, sözleşme gereğince lehdar tarafından edimler yerine getirilmediğinden karşılıksız kalan ve iadesi gereken çeklerle ilgili adı geçen lehdar şirket hakkında menfi tespit davası açtıklarını, (çeklerin …. Maden A.Ş tarafından alacaklı bankaya tahsil cirosu ile verildiğini, … Maden A.Ş’nin menfi tespit davasında davalı durumunda olduğunu, bu nedenle lehdara ve ciranta…. Maden A.Ş’ne karşı ileri sürülebilecek şahsi def’ilerin alacaklı bankaya karşı da ileri sürülebileceğini,) kısacası, çeklerin tahsilinin yargılamayı gerektirecek durumda olduğunu ileri sürerek borca itiraz ettiği ve takibin iptaline karar verilmesini istediği, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 169/a maddesine göre; “borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi hâlinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.”
Somut olayda, borçlunun menfi tespit davası açtıklarına, edimler yerine getirilmediğinden çeklerin karşılıksız kaldığına ve çeklerin tahsilinin yargılamayı gerektirdiğine yönelik iddiası borca itiraz niteliğindedir. İcra mahkemesince %10 teminat karşılığında takip tedbiren durdurulmuştur. Bu durumda, mahkemece istemi bulunan alacaklı yararına İİK’nun 169/a maddesi uyarınca %20 oranda tazminata hükmedilmesi gerekirken, İİK’nun 170/a maddesinde tazminata ilişkin düzenlemeye yer verilmediğinden ve koşulları oluşmadığından bahisle borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

##########
##########
##########
##########
##########

UE

##########