Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/26973 E. 2015/27506 K. 10.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26973
KARAR NO : 2015/27506
KARAR TARİHİ : 10.11.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Alacaklı tarafından dava dışı borçlu aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde; 3.kişi şikayetçi kendisine haciz ihbarnamesi gönderildiğini, söz konusu işlemlerden 13.05.2013 tarihinde haberdar olduğunu, tebligatlardan haberdar olmadığını ileri sürerek, tebliğ tarihinin 13.05.2013 olarak düzeltilmesini ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.6099 sayılı Yasa ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesinde; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbamamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.
Ayrıca 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 23/8.maddesi uyarınca, tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydın tebligat evrakı üzerine yazılması zorunludur. Bir diğer anlatımla 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran merciice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adresin adres kayıt sistemindeki adresi olduğu ve tebligatın Tebligat Kanunu 21/2’ye göre yapılacağına ilişkin şerh verilerek 21/2. madde uyarınca tebligat yapılmalıdır.Takip dosyası incelendiğinde, şikayetçinin … Mah. … adresine 1.haciz ihbarnamesi gönderildiği, tebligatın adresten taşındığından bahisle 23.12.2011 tarihinde iade edildiği, sonrasında birinci, ikinci, üçüncü haciz ihbarnameleri ile 103 davetiyesine ilişkin tebligatlarda “yukarıda yazılı adres muhatabın kayıt sistemindeki adresidir. Tebligat Kanunu’nun 21.maddesine göre yapılacaktır. Tebligat Kanunu 21.maddeye göre yapılması, tebligat yapılacak kişiler adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina eder veya
şahsın tevziaat saatinden sonra adrese gelip gelmeyeceği bunu bilecek komşu, kapıcı, yönetici, muhtar, azadan tahkik edilmesi adının yazılıp altının imzalatılması, borçlu adına tebligatı alacak kişilerin imzadan imtina etmesi halinde bununda yazılarak imzalanması, 2 nolu ihbarın yapıştırıldığının en yakın komşusuna haber verildiğinin, komşunun imtinası halinde bunun da mazbataya derc edilmesi” şeklinde şerh verilerek Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesine göre 05.01.2012, 02.02.2012, 13.02.2012 ile 07.06.2012 tarihlerinde tebliğ edildikleri anlaşılmıştır. Somut olayda (birinci, ikinci, üçüncü) haciz ihbarnameleri ile 103 davetiyesinin tebliğ mazbatalarında, tebliğ zarfları üzerlerine muhatabın kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilmiş ise de, şerhin devamında Tebligat Kanunu 21.maddeye göre yapılacağı açıklaması ile Tebligat Kanunu’nun 21/1.maddesinde geçen şerhin yer aldığı, Tebligat Kanunu 21/2. maddesine göre tebliğ yapılacağının belirtilmediği halde, bahsedilen tebligatların posta memuru tarafından Tebligat Kanunun 21/2 .maddesine göre yapıldığı görülmektedir. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığı altında şikayet eden 3. kişiye yapılan tebliğ işlemleri usulsüz olduğundan usule aykırı tebliğin hükmü ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32.maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği’nin 53.maddesinde düzenlenmiş; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtildiğinden 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin 7201 sayılı Yasanın 32.maddesi uyarınca muhatabın öğrenme tarihi olarak beyan ettiği 13.05.2013 tarihi olarak düzeltilmesine, usulüne uygun olarak 89/1 haciz ihbarnamesi çıkarılmadan 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri çıkarılamayacağından veya çıkarılırsa bile hükümsüz sayılacaklarından dolayı anılan haciz ihbarnamelerinin iptaline ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.