Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/28175 E. 2015/29238 K. 24.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28175
KARAR NO : 2015/29238
KARAR TARİHİ : 24.11.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı … tarafından iki adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlu tarafın icra mahkemesine yaptığı başvuruda; takibe konu çekler ile ilgili açılan ve kesinleşen menfi tespit davasında 30.09.2005 tarihli çek yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verildiğini, yine takip dosyasında 3 yılı aşkın süredir işlem yapılmadığını ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece kesinleşen menfi tespit davası ile icradan talepte bulunabileceği ve … plakalı aracın satışının talep edilip avansının yatırıldığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
1-Borçlunun takip kosunu 30.09.2005 keşide tarihli çek yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda borçlunun, alacaklıya karşı, takip konusu çekler ile ilgili açtığı menfi tespit davasında, …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.06.2010 tarih, 2010/138 Esas ve 2010/250 Karar sayılı kararı ile borçlunun takibe konu 30.09.2005 tarihli çek nedeniyle alacaklı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın 17.03.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması durumunda, icra takibinin durması için, davanın kabulü kararının kesinleşmiş olması gerekli değildir. Mahkemenin davanın kabulüne karar vermesi ile icra takibi derhal (kendiliğinden) durur. Menfi tespit davasının kabulü kararının kesinleşmesi halinde icra takibi iptal edilir (Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı sahife 382. ,2. baskı 2013).
Menfi tespit davasının kabulü kararının kesinleşmesi üzerine davanın kabulü kararının içeriğine göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra dairesi tarafından icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir (m.72,V,c.2). Buna göre, mahkeme borçlunun hiç borçlu olmadığına karar vermişse icra dairesi tarafından, icra tamamen mahkeme borçlunun kısmen borçlu olmadığına karar vermişse, icra kısmen eski hale iade edilir. İİK m. 72, V’te açıkca yazılı olduğu gibi icra dairesi tarafından icranın eski hale iadesi için, ayrıca dava açılmasına ve mahkeme hükmüne gerek yoktur (Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı sahife 382-383,2. baskı 2013).
Buna göre; borçlunun, şikayet ve temyiz dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde, menfi tespit davası neticesi kesinleşen karar doğrultusunda, öncelikle icra müdürlüğüne müracaat ederek 30.09.2015 tarihli çek yönünden talepte bulunması, talebin icra müdürlüğü tarafından reddedilmesi halinde ise bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine getirmesi gerekirken, doğrudan icra mahkemesine başvurması isabetsizdir. Mahkeme kararı bu yönüyle doğru olup bu çek yönünden borçlunun temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır.
2-Borçlunun takibe konu 30.10.2005 keşide tarihli çek yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
İcra takip dosyasının incelendiğinde; 30.10.2005 keşide tarihli çek yönünden ibraz süresinin bitim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nun 726. maddesi uyarınca 6 aylık zamanaşımı süresine tabi olup, menfi tespit davası kararının kesinleştiği 17.03.2011 tarihinden, şikayet tarihi olan 30.05.2014 tarihine kadar alacaklı tarafından zamanaşımını kesen bir takip işlemi yapılmadığıve belirtilen çek yönünden 6 aylık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu görülmektedir. O halde mahkemece 30.10.2005 tarihli çek yönünden zamanaşımı şikayetinin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesis isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.