Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/28270 E. 2015/28170 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28270
KARAR NO : 2015/28170
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu şirket ortağı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı … tarafından borçlu … Emlak İnşaat Tic. San. Ltd. Şti. aleyhine ilama dayalı takibe başlandığı, borçlu şirketin diğer ortağı olan …’ın şirketi borçlandırıcı işlemler yaptığı, takip alacaklısından dosya alacağını temlik aldığı, şirket adına gelen tebligatları da usulsüz olarak kendisinin aldığını ileri sürerek şirkete ait taşınmazların yapılan ihalesinin feshi talebiyle davacı borçlu şirket ortağının icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; şikayetçinin borçlu şirketin ortağı olup, kendisinin borçlu sıfatının bulunmadığı ve borçlu şirket adına da dava açmadığından bahisle aktif husumet yokluğu nedeniyle şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu şirket ortağı (davacı) vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.Dairemizin emsal nitelikteki 2014/27888 Esas ve 2015/3546 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; tüzel kişilerin ancak yetkili organları aracılığı ile (yasal temsilci/kanuni mümessil) şikayet ve itiraz başvurusunda bulunabilecekleri, yasal temsilcinin süresinde başvurmasına ve vekil tayin etmesine engel mücbir sebep bulunmadıkça, bir başkasının şirketi temsilen icra mahkemesine başvurması mümkün değildir. Ancak; takip konusu dosya alacağının temlik edildiği … Turizm Taşımacılık İnşaat Gıda ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi yetkilisi …’un, İmza Sirkülerine göre de halen borçlu şirketin davacı ile müştereken temsile yetkili şirket müdürü olduğu ve takip sebebiyle ihalesi yapılan borçlu şirkete ait taşınmazların çoğunluğunu satın aldığı, dolayısıyla takip alacaklısı ve ihale alıcısı konumundaki şirket ortağı …’un, davacı … ile müştereken temsile yetkili olduğu borçlu şirketle ve davacı diğer temsilci ile arasında husumet bulunduğu görülmektedir.Şirketi temsile müştereken yetkili diğer ortağın, davacı şirket yetkilisi ile arasında husumet bulunduğuna göre; takip sebebiyle borçlu şirketin taşınmazlarının satışının yapılıyor olması gibi acil nitelikteki iş sebebiyle davacı ortağın tek başına dava açabilmesi gerektiğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece; şikayetçi ortağa süre verilerek, şirkete kayyum tayin ettirmesi ve kayyumun da icazeti sağlandıktan sonra davaya devam edilmesi gerekirken, şirket ortağının aktif husumet ehliyeti olmadığından bahisle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın usulden reddine karar verilmesi iabetsizdir.SONUÇ : Borçlu şirket ortağının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.