YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33998
KARAR NO : 2016/3474
KARAR TARİHİ : 11.02.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu sair fesih nedenleri yanında, satış dosyasında yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, usulüne uygun olmayan tebligatlarla işlemin sürdürüldüğünü, takibe konu alacağa hükmedilen mahkeme dosyasında borçlunun vekili Av. Kadriye Öktem yerine, Av. …’a tebligat yapıldığı da ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11., Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince; vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Vekil azledilmediği sürece vekalet görevi devam eder.
Somut olayda takibin dayanağını oluşturan Kayseri 3. Aile Mahkemesi’nin 2010/371 E., 2011/1103 K. sayılı ilamda borçlu vekili olarak Av. …’in adının yer aldığı ve anılan kararın takip dosyası arasında bulunduğu görülmektedir. Borçlu için gönderilen satış ilanı tebligatının borçlu vekili açıklaması ile Av. …’ın adı yazılarak tebligat yapılmış ise de, adı geçenin borçlu vekili olduğuna dair dosya içerisinde bir vekaletname veya borçlu ….’ın vekili olarak adının yazılı bulunduğu bir ilama rastlanmamıştır. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, satış ilanının, dayanak ilamda adı geçen (ve istifa veya azledildiğine dair bir belge de bulunmayan) borçlu vekili Av. Kadriye Öktem’e tebliği gerektiği halde bu vekile tebligat yapılmayıp, Av. …’a yapılan satış ilanı tebligatı yok hükmündedir. Bununla birlikte, emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, borçlunun vekili varken asile gönderilen satış ilanı tebligatı yok hükmünde olup sonuç doğurmaz. Şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan asıla yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmaması da sonuca etkili değildir. Kaldı ki, borçlunun kendisine yapılan satış ilanı tebligatı dahi adreste bulunmama sebebi ve adresten sürekli ya da geçici ayrılma olup olmadığı tespit ve tevsik edilmediğinden Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine ve yine çıkaran merciin iade edilmeyip 21/2. maddesine göre tebligat yapılmasına ilişkin meşruhatını taşımadığından anılan bu maddeye göre de usulsüzdür.
İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz
tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi de aynı hukuki sonuçları doğurur.
O halde, mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.