YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3801
KARAR NO : 2015/14402
KARAR TARİHİ : 26.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız takipte, borçlu ….’nün, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211 vd. maddeleri uyarınca borçlu kurum hakkında takip yapılamayacağını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, süresinde icra dairesine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği, borca itiraz niteliğindeki talebin dinlenemeyeceği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Medeni Kanun’un 50. maddesine göre; “Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir.” Bu hüküm icra takipleri için de kıyasen uygulanmakta olup, taraf ehliyeti, icra takibinde, kendisini takip alacaklısı veya takip borçlusu olabilme ehliyeti olarak göstermektedir. HMK’nun 115. maddesine göre taraf ehliyeti, dava (takip) şartı olduğundan, taraflar takip şartı noksanlığını takibin her aşamasında süreye tabi olmadan icra mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürebilirler. Bu hususun mahkemece kendiliğinden de araştırılması gerekir. Takip şartı olan taraf ehliyetinin yokluğunun hukuki sonucu, takibin iptal edilmesidir. Ancak; tarafın yanlış gösterilmiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, tarafları yeni bir dava açmaya zorlamanın usul ekonomisine aykırı olduğunu düşünen kanun koyucu, HMK’nun 124. maddesi kapsamında iradi olarak taraf değişikliği yapılmasına imkan sağlamıştır.
HMK.nun 124/3.maddesi uyarınca; maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü için, karşı tarafın rızası aranmaz. Aynı maddenin 4.fıkrasında da; “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan hükmün icra takiplerinde de uygulanması gerekir.
Somut olayda, takip alacaklısının, …. aleyhinde daha önce ödenip vergi mahkemesince iadesine karar verilen vergilerin rücuan ödenmesine dayalı ilamsız icra takibi başlattığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçlu gümrük müdürlüğüne tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Tüzel kişiliği olmayan ….’nün takipte borçlu olarak
gösterilmesi mümkün değildir. Takibe dayanak belgelerin, anılan müdürlük adına düzenlendiği gözönüne alındığında, borçlu tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından, alacaklının HMK’nun 124/3-4. maddesi uyarınca taraf değişikliği yapmak suretiyle bu yanlışlığı düzeltmesi mümkündür.
O halde mahkemece, alacaklıya, talebi halinde, HMK’nun 124/3-4. maddesi uyarınca taraf değişikliği yaparak takibi usulüne uygun bir şekilde ….’na yöneltmesi için kesin süre verilmesi, bu sürede usulünce taraf değişikliği yapılması halinde ödeme emrinin iptaline, aksi halde taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.